Kapat
 
Nuruahlal'a Hoş geldiniz.. Dost Kapımızdan Sizde Girin İçeri... Allah'ım Gönlümüzde Olanı Hakkımızda Hayırlı Eyle, Hakkımızda Hayırlı Olanı Gönlümüze Razı Eyle

Go Back   NURUAHLAL > Şanlı Tarihimiz > Şanlı Tarihimiz
Forum Kaideleri Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Şanlı Tarihimiz İslam Tarihi, Osmanlı Tarihi, Türk Tarihinden Önemli Şahsiyetlerin Hayatlarını, Eserlerini, Hikayelerini Bulduğunuz Mevzuları Paylaşabilirsiniz..

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Haziran 2010, 12:49   #1
Kardeş
 
Tuğba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07 Haziran 2010
Mesajlar: 220
Smile Tarihten İlginç Bilgiler!!

Piramitlerin sırrı
* Pramitlerin her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir. Bu taşlar temin etmek için en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği bilinmemektedir.
* Pramit kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir.(Doğdugu ve tahta tahta çıktığı günler)
* Mumyalarda radyoaktif madde bulunuyor. Bu yüzden mumyaları ilk kez bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.
* Pramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.
* Kirletilmiş suyu, birkaç gün pramit'in içine bırakırsanız suyu arıtılmış olarak bulursunuz.
* Pramit'in içerisinde süt birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.
* Bitkiler pramit'in içinde daha hızlı büyürler.
* Pramit'in içine bırakılmış su 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir.
* Çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç koku yapmadan pramit içinde mumyalaşır.
* Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir pramit'in içinde daha cabuk iyileşme eğilimi gösterir.
*Pramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur araştırmacıların çoğu ya içinde kayboldu ya da aynı yerde birkaç tur attılar. Ancak içlerini göremediler.
*Pramitlerin içi yazın soğuk, kışın sıcak olur.


Topkapı Sarayı’ndaki yasak nasıl delindi?
Topkapı Sarayı’nın hazine dairesinden hiçbir şey dışarı çıkamazdı. 2. Abdülhamit, kızı Ayşe’ye taç yaptırmak için model olarak kullanılmak üzere 3. Mehmet’in muhteşem sorgucunu saray kâhyasından istedi. Kâhya padişahtan muayyen vadeli bir senet almadan sorgucu vermedi. Bu tutum Abdülhamit’in çok hoşuna gitti. Kâhyaya 100 altın hediye etti. Süresi geldiğinde sorgucu kâhyaya iade edip vermiş olduğu senedi geri aldı.


Padişahların sihirli bitkisi neydi?
“Anber” çok eskiden beri hükümdar hazinelerine giren, hükümdarlar arasında hediye olarak alınıp yollanan kıymetli bir hediyeydi. Osmanlı’da erkeklik gücünü artırıcı bir iksir olarak kullanılan bu madde belli miktarda ilaç olarak yendiği gibi, padişahlar tarafından anber kaplar, kadehler, tesbihler, pencere perdeleri ve hatta anberden yapılmış gömlekler olarak kullanılırdı.


Türkiye’de ilk demiryolu ne zaman yapıldı?
Sultan Abdülaziz yenilikçi bir padişahtı. Yapmış olduğu Avrupa seyahatinde gördüğü demiryollarına çok imrenmiş, İstanbul’a dönüşünde İstanbul – Edirne demiryolunun yapımı için bir demiryolu şirketine yetki vermiştir. Ancak yapım sırasında demiryolunun Topkapı Sarayı’nın bahçesinden geçmesi gündeme gelince çevresindekiler bu duruma karşı çıkmışlardı. Bu itirazları tebessümle karşılayan Abdülaziz “tren saraydan değil isterse üstümden geçsin yeter ki bu demiryolu yapılsın” diyerek bu konudaki isteğinin ne denli güçlü olduğunu gösterdi


ABD meclisindeki padişah kimdir?
ABD Temsilciler Meclisi’nin salonunun duvarlarında dünyaya ün salmış kanun koyucularından 23 tanesinin mermerden yapılmış kabartma portresi asılıdır. Bunlardan biri de ünlü heykeltraş Joseph Kiselewski tarafından yapılan Kanuni Sultan Süleyman portresidir.

Ağaç kesenleri affetmeyen padişah kimdi?
Kanuni Sultan Süleyman’ın büyük bir ağaç sevgisi vardı. Avrupa’ya yaptığı seferlerden birinde bir yeniçerinin bir armut ağacının dalını kırdığını görünce yeniçerinin kendi yayının kirişi ile bu ağaca asılmasını emretmişti

45 gün süren deprem ne zaman oldu?
İstanbul’un en korkunç depremlerinden biri 14 Eylül 1509’da yaşandı. Sarsıntılar 45 gün sürüp ortalığı harabeye çevirirken deniz dalgaları Galata Surları’nı aşarak şehirde bir tufan görüntüsü yarattı.

Herkül’e benzeyen padişah kimdi?
4. Murat bedensel olarak olağanüstü güçlü bir adamdı. Çok iyi silah kullanır, iyi dövüşür, bir ok atışta kalkanı delerdi. Yanında bulunan silahtar Musa Paşa’yı zaman zaman sağ eliyle kuşağından yakalayarak havaya kaldırır, bir müddet dolaştırdıktan sonra tekrar yere indirirdi.

Denizaltıdan düzenlenen ilk suikast kimeydi?
İttihat ve Terakki’nin son sadrazamı Talat bey, trenle Ankara’ya giderken Tuzla’yı geçtikten bir müddet sonra suikaste uğramıştı. Kıyı boyu giden trene birden bire Tuzla açıklarında suyun üstüne çıkan bir denzialtından ateş açılmış, Talat Bey’e bir şey olmamasına rağmen trenin yola devam edecek hali kalmamıştı. Denizaltının ve suikastın kimler tarafından yapıldığı tüm araştırmalara rağmen bulunamamıştı.

Logaritmayı kim buldu?
Logaritmayı ilk kez 1730 – 1790 yılları arası yaşayan bir Türk bilgini olan Gelenbevi İsmail Efendi bulmuştu. Gelenbevi İsmail Efendi matematikle uğraşırken sayı değerlerini ondalık bölümlere göre düzenleyip hesapları son derece kolaylaştıran bir sistemi kendiliğinden bulmuş, ancak bunu pratik bir uygulama sayıp fazla önemsemediğinden kimseye bahsetmemişti. Bu, Batı’da kullanılan “logaritma” idi.


Civelek kime denir?
Civelek tüysüz yeniçerilere verilen isimdir. Osmanlı döneminde yüzleri pürüzsüz ve tüysüz olan civelek gençler pamuk ipliğinden bir peçe örterek sokağa çıkarlardı

Elmastan yapılan camii hangisidir?
Süleymaniye Camii’nin sağdaki küçük minaresi Cevahirli Minare olarak bilinir. Cevahir mücevher anlamına gelir. Bu muazzam caminin küçük minaresinin yapıtaşları arasında elmas madeni de vardır. Elmasların kullanılma nedeni İran Şahı’nın, Kanuni Sultan Süleyman’a bir çekmece dolusu elmas yollayarak yaptığı jesttir. Elmaslar caminin yapımı sırasında para biterse kullanılması için gönderilmişti. Ancak Sultan Süleyman elmasların parasını karşılayacaklarını belirtti ve minarenin yapımında kullanılmalarını emretti

Kaşıkçı Elması nasıl bulundu ?
Osmanlı hazinesinin meşhur “Kaşıkçı Elması” IV. Mehmet zamanında fakir bir adam tarafından İstanbul Yenikapı’da bir çömleğin içinde bulundu. Adam Elmas'ı iki tahta kaşık karşılığı bir kaşıkçıya devretti. Kaşıkçı da Elması çok ucuz bir bedele kuyumcuya sattı. Hadise anlaşılınca Elmas, Sultan IV. Mehmet tarafından hazineye alındı


Kız kulesi ne zaman "aydınlandı" ?

Kız kulesine ilk deniz feneri üçüncü Ahmet devrinde Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa’nın emri ile konuldu. O zaman ahşap olan kulenin içindeki fener ağır yağlar ile yakılırdı. Bir gün fenerin yakıldığı büyük kandil tutuşarak ahşap kule bir meşale gibi yandı. Yangının ardından kule bu kez kagir olarak yapıldı.


Kadınların düğmeleri neden solda?
Giysilerde düğmelerin kullanılmaya başlandığı ilk zamanlarda, düğmeler hem çabuk kırılabiliyordu, hem de herkesin almayacağı kadar pahalı idi. Zengin kadınlar da, uzun elbiselerini ancak hizmetçilerinin yardımı ile giyebiliyorlardı. Hizmetçiler ise hanımlarının karşısında, onların düğmelerini, sağ ellerini kullanarak daha hızlı ilikleyebiliyorlardı Bu nedenle, terziler dügmeleri hizmetçilerin sağına, hanımların ise soluna gelecek şekilde diker oldular.

“Gordion Düğümü” ne demektir, ne ifade eder?

Makedonya Kralı Büyük İskender, M.Ö. 333 yılında Anadolu’nun içlerine girerek Frigya’nın başkenti Gordion’a ulaşır. Kendisine kentin ilk kurucusu Gordios’un arabası gösterilir. Arabanın boyunduruğu, ucu görülmeyen bir düğümle arabanın okuna bağlanmıştır. İnanışa göre bu düğümü çözen Asya’nın fatihi olacaktır. Büyük İskender düğümü kılıcıyla keser. Bugün bu terim, çözümü çok zor olan olaylar için kullanılıyor
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Tuğba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08 Haziran 2010, 13:02   #2
Admin
 
Necmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Bartın
Mesajlar: 3.975
Standart Türk pramitleri

Ne ilginçtirki dün pramitlerle ilgili yazı okumuştum güzel bir tevafuk sizde bugün eklemişsiniz
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Türk Piramitleri

Piramitler

Piramitler sırlarını halen korumaya devam eden devasa yapılardır. İnsanlarda hayranlık uyandıran, büyük bir gücün sembolleridirler adeta. O kadar büyük ve mükemmel inşa edilmişlerdir ki, insanoğlu bu yapıların o kadar eski bir zamanda insan eliyle bu kadar mükemmel olarak inşa edilemeyeceğini bile düşünmektedir. Bu nedenle de onları, kimileri uzaydan gelen varlıkların yaptıklarını, kimileri de Tanrısal bilgiye sahip, insanlar arasında yaşamış ama Tanrısal özellikleri olan insanlar tarafından yapıldığını iddia etmişlerdir.

İşte Mısır piramitleri hakkında söylenen, ancak ne derecede doğru oldukları konusunda bir kesinlik bulunmayan, gizemlerden bazıları:

- Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği konusunda kesin olmayan farklı varsayımlar bulunmaktadır.

- Piramit, kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir. (doğduğu ve tahta çıktığı günler)

- Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.

- Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.

- Kirletilmiş suyu, birkaç gün Piramit'in içine bırakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz.

- Piramit'in içerisinde süt, birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.

- Bitkiler Piramit'in içinde daha hızlı büyürler.

- Piramit'in içine bırakılmış su, 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir.

- Çöp bidonu içindeki yemek artıkları, hiç koku vermeden Piramit içinde mumyalaşır.

- Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir Piramit'in içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir.

- Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur; araştırmacıların çoğu, ya içinde kayboldular ya da aynı yerde birkaç tur attılar, fakat içlerini göremediler.

- Piramitlerin içi yazın soğuk kışın sıcak olur

- Büyük Piramitin açıları, Nil 'in delta yöresini iki eşit parçaya bölerler.

- Gize'deki üç piramit aralarında bir Pisagor üçgeni olacak şekilde düzenlenmişlerdir. Bu üçgenin kenarlarının birbirlerine göre oranı 3:4:5'dir.

- Büyük Piramitin tabanının yüzeyi, anıtın yarısının iki katına bölündüğünde pi=3,14 sayısı elde edilir.

- Büyük Piramitin dört yüzeyinin toplam yüzölçümü, piramit yüksekliğinin karesine eşittir.

- Büyük Piramit, dünyanın kara kitlesinin merkezinde yer alır.

- Büyük Piramit, dört ana yöne göre düzenlenerek inşa edilmiştir.

- Piramit dev bir güneş saatidir. Ekim ortasıyla Mart başı arasında düşürdüğü gölgeler mevsimleri ve yılın uzunluğunu gösterirler. Piramiti çeviren taş levhaların uzunluğu bir günün gölge uzunluğuna eşittir. Bu gölgelerin taş levhalar üstünde gözlenmesiyle günün 0,2419 bölümünde yılın uzunluğu yanlışsız olarak saptanabiliyordu.

- Büyük Piramit 'le dünyanın merkezi arasındaki uzaklık,Kuzey kutbuyla arasındaki uzaklığa eşittir ve kuzey kutbuyla dünyanın merkezi arasındaki uzaklığa eşittir.

- Piramitin yüksekliğiyle, çevresi arasındaki oran, bir dairenin yarı çapıyla çevresi arasındaki oranın dengidir.Dört kenarlar dünyanın en büyük ve çarpıcı üçgenleridir.

- Gize'den geçen boylam, dünyanın denizleriyle anakaralarını iki eşit parçaya böler. Bu boylam ayrıca, kara üstünden geçen en uzun kuzey-güney yönlü boylam olup, bütün yer kürenin uzunluğuna ölçümünde doğal sıfır noktasını oluşturur.

- Büyük piramitin tepesi Kuzey kutbunu, çevresi ekvatorun uzunluğunu temsil eder. Ve iki uzunluk aynı mikyasa uygunluk gösterir.


Dünya üzerindeki belli başlı piramitler:

Şu ana kadar hiçbir piramidin bütün bilgileri deşifre edilebilmiş değildir.Yapılan araştırmalar her gün yeni bir özelliklerini ortaya çıkarmaktadır. Bu arada, bazı art niyetli kişi yada gruplar ise, piramitlerin muhteşemliğini kendi özel düşüncelerinin ürünü gibi yansıtmaya çalışarak, durdukları yerde rant sağlama peşindedirler.

Bizim inancımıza göre ise, eğer yeryüzünde üst üste konmuş iki taş varsa, bunu mutlaka insanlar yapmıştır. Çünkü insanoğlu Tanrının kendisine verdiği akıl nimetiyle hayal edebildiği her şeyi bir gün gerçekleştirebilmektedir. Konuya bu açıdan baktığımızda, yani; piramitlerin insanlar tarafından yapıldığını kabul ettiğimizde, bu devasa yapıların tarihi sürecini izlemeli, her aşamasını incelemeliyiz. Ancak bunu yaptığımızda gerçekçi sonuçlara ulaşabiliriz. Bunu yapabilmek için de dünya üzerinde yer alan piramitlerin tarih sırasına göre sıralanması, bir piramitler kronolojisi yapılması gerekir. Bunun içinse piramitlerin yapım tarihlerinin bilinmesi gerekir. Buna göre, yeryüzündeki piramitleri şöyle sıralayabiliriz:

-Mısır piramitleri
-Sümer Piramitleri (Zigguratlar)
-Orta Amerika’da yer alan Maya, İnka, Aztek piramitleri
-Orta Asya’da yer alan Türk piramitleri

Hiç kuşkusuz bunların dışında da dünyanın çeşitli yerlerinde küçük ölçekli bazı piramitlere rastlanmaktadır.Ancak, topluca bir bölgede yer alan ve belli bir kültürün ürünü oldukları anlaşılan piramitler yukarıda saydıklarımızdır.

Yukarıda sıraladığımız piramitlerin yapım zamanları hakkındaki ortalama tarihler ise şöyledir:

-Mısır piramitleri :M.Ö. 3000
-Sümer piramitleri:M.Ö. 4.500
-Maya piramitleri :M.Ö. 4.500
-Türk piramitleri :M.Ö. 4.500 (Bize göre bu tarih en az M.Ö.10.000)

Bu tarihlerden Mısır ve Sümer piramitleri ile Maya piramitleri hakkında verilen tarihler, yapılan araştırmalar ve elde edilen bilgiler doğrultusunda verilmiştir. Ancak, Türk piramitleri hakkında verilen tarih tamamen hayalidir. Çünkü Türk piramitleri şu anda sadece uzaktan çekilmiş resimleri ile gündemdedirler. Bırakın üzerlerinde detaylı bir araştırma yapmayı, yakınına sokulmak bile yasaklanmıştır.(Eğer söylenenler doğruysa! Bu konuda Çin Halk Cumhuriyeti Elçiliğinin veya doğrudan Çin hükümetinin bilgilendirmelerine açığız.) Dolaysıyla da bu piramitler hakkında tarih belirtmek için çok erkendir.

Eğer bu piramitlere bir tarih belirleme konusunda araştırma yapacak isek bu araştırmanın temeli Hunlar , Hiong Nu’lar vs. değildir. Bu araştırmanın temeli Bütün Asya kıtasını kapsayan Büyük Uygur Türk İmparatorluğu dönemidir. Bu imparatorlukla ilgili tarihlendirmeyi ise Çinliler kendileri yapmışlardır. “Çin efsaneleri Uygurlar’ın 17.000 yıl önce medeniyetlerinin zirvesinde olduklarını anlatır. Bu tarih jeolojik fenomenlere de uygunluk göstermektedir.”[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Bilindiği üzere, Mu kıtasını batıran büyük depremler ve tufan sırasında Büyük Uygur İmparatorluğunun doğu kesimi de büyük ölçüde tahrip olmuştur. Bugün Gobi çölünde en az 15 metrelik kum tabakasının altından çıkarılan eserler gerçektende tek kelime ile muhteşem olarak ifade edilebilmektedir. Bu eserler üzerindeki resimler ve yazılar ise Mu Uygur ilişkisini açıkça gözler önüne sermektedir. Uygur Türk İmparatorluğu kültür sahası çok büyük bir medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bugünkü Çin’in tamamına yakını da bu Türk kültür sahası içinde yer almaktadır.

Bu durumu dikkate aldığımızda, Xi’an kenti yakınlarında bulunan 100 kadar piramitin de kimler tarafından ve hangi tarihlerde yapılmış olduğu hakkında bir kanaate ulaşabiliriz. Kanımızca bu piramitler Büyük Uygur Türk İmparatorluğu zamanında yapılmış piramitlerdir. Yıpranmışlıkları da dikkate alınırsa, yapım tarihleri M.Ö. 4000-5000değil, ancak M.Ö.5000 ila 15.000 tarihleri arasında bir tarihle tarihlendirilebilir. Çünkü o dönemler Büyük Uygur Türk imparatorluğunun medeniyetinin zirvesinde olduğu dönemlerdir.

Gerçek sonuçlara ulaşmak ise ancak, bu piramitlerin uluslar arası bilim kurumlarının ve gerçek bilim adamlarının incelenmesine açılmasıyla mümkündür. Biz Çin’in, bu piramitlerde kendi çapında araştırmalar yaptığını ve bu eserlerin kendi kültürüne ait olmadığını görünce bu yasaklamayı getirdiğini düşünüyoruz.
Bu arada, Çin tarihini inceleyenler, bugün Çin sınırları içinde yaşayan halkların hangi kökenden geldiğini ve hangi ortak kültürün içinde yoğrulduklarını da incelemelidirler. Çin’de kurulan medeniyetlerin ne kadarının bugünkü Çine ait olabileceği o zaman daha iyi anlaşılır düşüncesindeyiz.

Orta Asya’daki Türk Piramitleri

Orta Asya’da, Çin’in Xi’an kenti yakınlarındaki, Büyük Uygur Türk İmparatorluğundan kalma Türk Piramitlerini anlatmaya geçmeden önce, tarihte ve bugün piramit kültürüne kısaca bir göz atmak istiyoruz.

Piramitle denince aklımıza ilk önce Mısır Piramitleri gelmektedir.Bunun nedeni de bütün dünyadaki basın yayın kuruluşlarının Mısır piramitlerine ilgi göstermesindendir. Modern(!) dünyanın Mısır piramitleri ilgilenmesinin altında da bu piramitlerden çıkan göz kamaştırıcı hazineler yatmaktadır. Bu piramitlerin özelliklerini sıralayarak, bugünün teknolojisi ile yapılmalarının çok zor olduğunu söyleyerek, insanları, bu yapıları insan üstü güçlerin yaptıklarını düşünmeye zorlamaktadırlar. Bunların birer örneğini bile yapma kudretinde olamadıkları için, onları incelemeyi, araştırmayı bir iş kolu haline getirmişlerdir. Bu araştırmalarda da ne kadar başarılı oldukları tartışılır. Çünkü, bulgular ve buluntular gerçeği anlatsa da, insanlar bu eserlerle ilgili olarak gerçekleri anlatmak yerine canlarının istediğini anlatmayı tercih etmektedirler. Bu durum Mısır Piramitleri için de böyledir, Sümer Piramitleri (zigguratları) için de böyledir, Maya piramitleri için de böyledir, Orta Asya Türk piramitleri için de böyledir.


Türk piramitlerinin yerini gösteren harita.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Türk Piramitleri üstteki haritada kırmızı daire içine alınarak işaretlenmiş olan Xi’an kenti civarında yer almaktadır. Aşağıdaki Uygur Türk İmparatorluğu haritasına bakıldığında, Xi’an bölgesinin, Uygur Türk imparatorluğunun tam ortasında yer aldığı anlaşılmaktadır.

Çin in Xi’an şehrinin 100 km. güneybatısında yer alan ve “Beyaz Piramit” olarak anılan 300 metre yüksekliğindeki bu dünyanın en büyük piramidinin ilk fotoğrafı, İkinci Dünya Harbinde 1945’de çekilmiştir. Fotoğrafı çekilen ve Beyaz Piramit olarak adlandırılan bu piramit, daha sonra 1994 yılında Hartwig Hausdorf adında bir alman araştırmacının, Shensi eyaletindeki yasak bölgeyi ziyaret etmesiyle tekrar gündeme gelmiştir. Bu piramidin ilk fotoğrafı da 1957 yılında Amerikan Life dergisi tarafından yayınlanmış. Bizim bu belgeye ulaşma şansımız olmadı. Ama artık Life dergisinin şahitliğine de kimsenin ihtiyacı kalmadı. Çünkü 1994’ten sonra pek çok yerde pek çok kez hem Beyaz Piramit’in, hem de diğer piramitlerin fotoğrafları yayınlandı.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Beyaz piramit olarak anılan Türk Piramidinin uçaktan çekilmiş fotoğrafı. Bu piramit300metre yüksekliği ile dünyanın en büyük piramidi konumunda.

Yukarıda, 1994 yılında Hartwig Hausdorf adında bir alman araştırmacının, Shensi eyaletindeki yasak bölgeyi ziyaret etmesiyle demiştik. Ancak bu ziyaret hiç de öyle bilimsel bir ziyaret gibi olmamış anlaşılan. Çünkü Hausdorf’un çektiği piramit fotoğrafları, piramitlerin epeyce uzağından çekilebilmiş. Bunu fotoğraflardan anlayabiliyoruz. Çok fazla detaylara yer verilmemiş. Çin devletinin bu bölgeyi yasak bölge ilan ettiğini buradan da anlamak mümkün.

Aşağıdaki fotoğrafta da görüldüğü gibi, Çin yetkilileri, bu uygarlık belgelerini dünyanın gözünden gizleyebilmek için, üzerlerine sürekli yeşil kalan ağaçlar dikmişlerdir. Böylece yıllar sonra bu piramitler, üzeri ormanla kaplı tepeciklere dönüşeceklerdir.Böylece, Çinlilere ait olmadığı kesin olan bu uygarlık şaheserleri belki bir yüz yıl daha insanlığın bilgisinden uzak tutulacaktır. Eğer böyle olmasaydı, yani, bu piramitler Çinlilere ait olsaydı, Çin turist çekebilmek için, kendi uygarlığının eskiliğini dünyaya anlatabilmek için, bırakın üzerlerine ağaç dikmeyi, her piramidin her taşını tek tek parlatırdı.


Bir piramit üzerindeki ağaçlandırma çalışmasının görüntüsü.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



Zaten piramitlerin bazılarının üzerlerine, sürekli yeşil kalan, yaprak dökmeyen türden ağaçların dikilmiş olması da bu yasağı daha anlamlı kılıyor. Çünkü, hiçbir devlet , kendi geçmişine ait bu kadar önemli yapıları yok saymaz. Bu hem tarihi açıdan hem de turizm açısından o ülkeye zarar demektir. Buradan anlıyoruz ki, bu piramitlerin Çin tarihi ile bir ilişkisi yok. Peki Asya’da bulunup, eski Türk toprakları üzerinde yer alan bu eserlerin kiminle ilgisi olabilir? Elbette ki Türklerle! Ama bu durum da onların ve Türkleri yok saymaktan büyük zevk alan ırkçı batının işine gelmemektedir. Bu bölgenin Kadim Türk toprakları olduğu bir gerçektir. Hem de çok eskiden beri. Bu durum Çin kaynaklarınca da teyit ediliyor. “Uygur İmparatorluğu Mu’nun en başta gelen koloni imparatorluğuydu ve doğu yarısı Tevratta sözü geçen Tufan sırasında mahvolmuştu. Çin efsaneleri Uygurlar’ın 17.000 yıl önce medeniyetlerinin zirvesinde olduklarını anlatır. Bu tarih jeolojik fenomenlere de uygunluk göstermektedir.”[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Mu devletinin Asya’daki uzantısı olan Türk Uygur İmparatorluğu haritalarına bir göz atılırsa, bu toprakların kimlere ait olduğu daha iyi anlaşılır. Bu haritayı bizler yapmadık. !900’lerin başında Batık Mu kıtasını araştıran bir bilim adamı yaptı.



Büyük Uygur İmparatorluğu Haritası, konuyla ilgili çalışmayı yapan İngiliz araştırmacı James Churchward tarafından çizilmiştir.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bu haritaya göre de piramitler tam Uygur İmparatorluğunun ortasında bulunuyor.


Biz “Bu topraklar kadim Türk topraklarıdır” dediğimizde, bazı tarihçilerimiz hemen Çin’de devlet kurmuş Çu hanedanını ve Hunları hatırlıyorlar. Bunların ise o bölgelerde bulunmaları M.Ö. 1059 - 249 yıllarıdır diyorlar. Hatta biraz daha hızlarını alamayarak, adeta bir yabancı ağzıyla; “Türklerin burada ne işi var” bile diyebiliyorlar. Neden böyle söylüyorlar? Çünkü dünyaya Türk gözüyle bakmıyorlar da ondan. Bizim bahsettiğimiz tarihler M.Ö. 17.000 yılları. Yani Büyük Uygur Türk İmparatorluğunun yaşadığı dönem.

Değişik boyutlarda ve belli bir düzen içinde çevreye serpiştirilmiş gibi duran Türk piramitlerinin, uçaktan çekilmiş toplu resimleri.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Bir yazıda “Bu piramitleri araştırmak üzere1994 yılında Şensi bölgesinde bir araştırma gezisi yapan Alman bilim adamı Hartwig Hausdof kendi koleksiyonundan birkaç resmin halka açılmasına izin vermiştir” deniliyor. Eğer bu söylenen doğruysa, Alman bilim adamının da, bu piramitlerin Türklere ait olduğunun gizlenmesinde Çinlilerle iş birliği yapıyor olabileceği akla gelmektedir. Eğer böyle değilse, bir bilim adamı yaptığı tespitleri, bilim adına insanlığa sunmaktan ancak mutlu olur, gurur duyar. Eğer daha detaylı tespitleri var da bunları gerçekten gizliyorsa, maalesef insanlığa karşı, bilime karşı çok büyük bir yanlış yapıyor demektir. Biz yine de onun Çin devletinin yasağı nedeniyle detaylı bir araştırma yapamadığını düşünüyoruz.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Bu fotoğraftan da anlaşılabileceği üzere, devasa beyaz piramidin hemen içinde sayılacak yakınlıkta tarım yapılmasına izin verilmektedir. Yabancı araştırmacılara yasaklanan bir bölge, böyle tarıma açık şekilde kullanılıyorsa, Çin’li yetkililerin piramidin zarar görmesinden bir endişeleri bulunmamaktadır. Tek endişeleri piramitle ilgili bilgilerin detaylandırılarak insanlığa sunulmasıdır.


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Asya’daki Türk piramitlerinin fotoğrafı.


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Bu fotoğraf Aya’nın ortasında çekilmiş. Bir de aşağıdaki fotoğrafa bakalım. O da Amerika kıtasının ortasında çekilmiş. İnşa ediliş şekli ve üslubu tamamen aynı. Acaba bu benzerlik tesadüfi olabilir mi?

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Meksika’da bulunan bir Maya piramidi. Yapım biçimi Orta Asya’daki Türk piramidi ile aynı. Aralarındaki tek fark, Orta Asya’daki Türk piramidi daha çok yıpranmış ve bakımsız. Bu ise daha az yıpranmış ve iyi korunmuş.


Bu ise bir Sümer piramidi. Sümer piramidinin (Ziggurat) inşa felsefesi de diğerlerinin aynı. Biçim olarak da onlarla çok benzer. Sonuç olarak bütün bu eserler aynı düşüncenin ürünüymüş gibi bir izlenim yaratıyor insanda.

Hemen hemen hepsi de ortak bir kültürün ürünü denilebilir. Kim bilir, beki de M.Ö.5000’li yıllarda böyle yapılar yapmak modaydı ve bu yapıları yapacak teknik bilgi birikimi belli ellerde toplanmıştı. Bu birikimin sağlanabilmesi için geçmişte benzer eserlerin yapılmış olması gerekiyordu.

Bu durumun bize düşündürdüğü ise şudur. Bugün tarihçiler, insanlığa medeniyeti öğreten toplum olarak Sümerleri gösteriyorlar. Sümerler gerçekten de yaşadıkları dönemde insanlığa pek çok katkıda bulundular. Ancak, onlar geldikleri Asya’da yaşanmış çok büyük bir medeniyetin kurucularının çocuklarıydılar. Bir takım bilgiler belki de bu nedenle belleklerinde veya genlerinde yer alıyordu. Piramit kültürü de böylece oluştu. Okyanus ötesi topraklarda aynı eserleri meydana getirmek için, aradaki mesafelerin bir öneminin olmaması gerekir. Demek ki o dönemde öyle bir bilgi ve teknoloji birikimine sahipti ki insanlar, bu eserleri meydana getirebiliyorlardı.

Sonuç olarak;

Piramit kültürünün bir süreç izlediğini düşünürsek, bu sürecin başında yer alan piramitler Orta Asya’daki Türk piramitleridir. Yani piramit kültürünü geliştirenler Büyük Uygur Türk İmparatorluğunu kuran atalarımızdır. Eğer yabancı bilim adamları ve araştırmacılar, Orta Amerika’da Maya, İnka ve Aztek harabelerinde bulunan kuş sembollerini dahi Uygurlar tarafından çizilmiş sembollerdir diye açıklıyorlarsa, bu boşuna değildir. Orta Asya Uygur, Mezopotamya Sümer ve Orta Amerika da Maya, İnka, Aztek kültürleri aynı kültürün farklı coğrafyalarda ortaya çıkışıdır. Artık her şey gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Mızrak çuvala sığmamaktadır. Dürüst bilim adamları gerçekten yana tavırlarını daha net olarak koymaya başlamışlardır. Avrupa’da ve dünyanın başka bölgelerinde yılardır okunamayan yazılar okunuyor ve Türkçe oldukları anlaşılıyor. Bizlere de düşen çok şey var. Her şeyi yabancılardan beklememek. İmkan ölçüsünde kendi geçmişimizi araştırmak, kendimizi aramak. Çünkü geçmişini bilmeyen bir toplumun geleceği de olmaz. Çocuklarımıza iyi bir gelecek bırakmak, çok para bırakmak, büyük servet bırakmak değildir. Onlara kendi öz kimliklerini bırakmak, ömür boyu onları yönlendirecek moral değerler bırakmaktır. Gerisini onlar halledecektir zaten.



Muharrem Kılıç
İstanbul, 13 Mart 2007

İliştiri: Sözkonusu piramitleri herkes çıplak gözle bilgisayarının başında görme şansına sahiptir. Bunu yapabilmek için; "Googlr Earth" programını yükleyin. ve arama bölümüne şu koordinatları aynıyla girin:

34.390380,108.739579 Artık yüze yakın piramitin bu günkü halleri gözünüzün önündedir.

__________________
ALLAH'ım Bana senin sevgini, seni sevenin sevgisini, senin sevgine ulaştıracak olan her sevgiyi nasip eyle Amin
“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.” Şu'arâ 83
Necmi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08 Haziran 2010, 14:35   #3
Kardeş
 
Tuğba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07 Haziran 2010
Mesajlar: 220
Smile

olsun kardeş sizdende sizin yazdıklarınızda çok güzel Maşallah...
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Tuğba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Şubat 2011, 18:46   #4
Talebe
 
zühre_nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01 Kasım 2010
Mesajlar: 620
Standart

faideli bilgiler paylaşmışsınız
__________________


اي بو يرلرڭ حاكمي!سنڭ بختڭه دوشدم.سڭا دخالت ايدييورم.و سڭا خدمتكارم.
و سنڭ رضاڭي ايسته يورم.و سني آرييورم.

سوزلر


zühre_nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



sinan525 saat..


vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd
“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” Hz. Muhammed (S.A.V)
NuruAhlal.com
@2008