
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Yönetici
Üyelik tarihi: 15 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Kırşehir.Antalya
Mesajlar: 1.073
|
Birçoğunu benim oluşturduğum ve net ortamında paylaştığım orijinal paylaşımlar.Umarım beğenirsiniz...
![]() Mevlam! Sen'den gelene gelmeyene; ne şekilde belirlemişsen kaderime bu oyundaki biçtiğin rolüme yürekten kocaman bir eyv
__________________
Mevlam! Sen'den gelene, gelmeyene; ne şekilde belirlemişsen kaderime, bu oyundaki biçtiğin rolüme , yürekten kocaman bir eyv
Konu eyvAllah... tarafından (16 Haziran 2011 Saat 00:09 ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
eyvAllah... Kullanıcısına; Bu Mesajı için 9 üye Teşekkür etti: |
acizkul (15 Ağustos 2011), Can_m€rcan (26 Haziran 2011), c_genc (26 Nisan 2012), GüLe SevdaLı (21 Haziran 2011), mahgum (15 Haziran 2011), Necmi (17 Haziran 2011), nefise (15 Haziran 2011), şuara (16 Haziran 2011), YAKAZA (26 Haziran 2011) |
|
|
#2 |
|
Yönetici
Üyelik tarihi: 15 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Kırşehir.Antalya
Mesajlar: 1.073
|
![]() Ol der ve olur!’… Sözün bittiği yerdir ve kalemler durur. Azametinin tescilidir satırlar kırılırdökülür… Kûn… Sözün başladığı yerdir!Kalbimden geçenlerin kağıda vurduğu kalemimin lafzını haykırışa başladığı yerdir.’Ol der ve olur!’ ya her şey…Kelamıma ‘ol’ dediği yerdir… Bütün yasakların yasak olduğulafzının kelimelere büründüğü her şeyin O’nun olduğu yerdir Kûn!’Olma’ nın sorumluluğunu taşımaya başladığım an…Vâr oluşumun sebeb-i ziyaretini tefekkür ettiğim zamandır…Ve uçsuz bucaksız düşüncelerimi dizginlemeye çalıştığımgözümün yaşını kelamımla sildiğimsemanın güzelliğinde O’nu fark edip de korkumu dindirdiğim yerdir Kûn! ‘Ol der ve olur!’ ya gem vurulamayan hissiyâtın yaratılışı da vuku bulur!Kûn…O’nun ‘ol’ busesi…Hazin namelerini arza indirdiği vakit yaşlarımla yanaklarımdan öptüğü busesi…Benim yerimdir…Evvelim ahirim ezelimebedimdir…Kûn!..
__________________
Mevlam! Sen'den gelene, gelmeyene; ne şekilde belirlemişsen kaderime, bu oyundaki biçtiğin rolüme , yürekten kocaman bir eyv
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Yönetici
Üyelik tarihi: 15 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Kırşehir.Antalya
Mesajlar: 1.073
|
![]() “Biz kalbini aç(ıp ferahlat)madık mı? Ve üzerinden yükü kaldırmadık mı, O belini büken (yükü)? Şerefini ve îtibarını yükseltmedik mi? Elbette her güçlükle birlikte bir kolaylık vardır: Şüphesiz, her güçlükle bir kolaylık! Öyleyse, (sıkıntıdan) kurtulduğun zaman sağlam dur Ve yalnız Rabb’ine sevgi ile yönel.” İNŞİRAH SÛRESİ..
__________________
Mevlam! Sen'den gelene, gelmeyene; ne şekilde belirlemişsen kaderime, bu oyundaki biçtiğin rolüme , yürekten kocaman bir eyv
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Yönetici
Üyelik tarihi: 15 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Kırşehir.Antalya
Mesajlar: 1.073
|
![]() Eğer özlemek istiyorsan... Seni yaratana kavuşturacak zamanı özle Seni Harem-i Şerife götüren toprağın kokusunu özle Medine-i Muharremin yeşil kubbesini özle Eğer özlemek istiyorsan... Asr-ı Saadetin nurlu yolunu özle Hz. Peygamber (Sallu Aleyhi Ve Sellem)'in nur cemalini gül kokusunu özle Sıddık-Ekberin dostluğunu özle Ömer-i Faruğun yiğitliğini özle adaletini özle Hz. Osmanın hayâsını özle Hz. Alinin âlim aşkını özle Eğer özlemek istersen... Hz. Bilalin Davudî sesindeki ezanı özle Hz. Peygamber (Sallu Aleyhi Ve Sellem)'in miracını özleEğer özlemek istiyorsan... Hz. Haticenin vefasını özle Ashabı Kiramın muazzam kardeşliğini özle Anam babam sana feda olsun Ya Rasul diyen dilleri özle Mushabın malını mülkünü kenara itip imana koşmasını özle Bir yılanın yıllar sonrada olsa bir sevgiliye olan hasretini gidermesini özle Hz. Ebubekirin dikenli cübbesini özle Nebi nin kütüğünün hüngür hüngür ağladığını özle Hz. Aişenin iffetini özle Hz. Alinin cesaretini özle Ashabın gece döktüğü gözyaşını özle Aşere-i mübeşşereyi özle Hz Nebinin geçtiği topraklardan geçebilmeyi özle O mübarek ele değen bardağı özle Özlemek mi istiyorsun? O zaman olup da Şimdi olamayan milyonlarca şeyi Özlemeyi bilmeyi özle Nebinin Nübüvvet mührünü özle Onun ayağındaki çarık olabilmeyi özle Ashabın samimiyetini özle Hz. Peygamber (Sallu Aleyhi Ve Sellem)in verdiği ibretlik cevapları özle Hıradaki geceyi özle Uhudun üzerindeki yükü kaldırmayıp sallanmasını özle Üveys-i karaninin hırka-i şerifini aldıktan sonraki sevmemi özle Hz. Peygamber-i zişanın u Ekber deyip namaza duruşunu özle Hz. Nebinin Karnına bağlandığı iki taştan biri olabilmeyi özle Bedir deki Nusretullahın heceli etiğini özle Tarifteki Hz peygambere gerilen çelik duvarın amacını özle Kabenin sesleriyle yankılandığı günü özle Hz. Eyyübün yüreğindeki temizliği özle Hz. Esmanın kuşağını özle Sırf öptüğü için Hecerül Esvedini öpebilmeyi özle Medinelilerin biatlarını özle O mübarek parmakların ayı ikiye bölmesini özle Peygamber hürmetine yağmurların bahşedildiğini özle Özlemek mi istiyorsun? Yaradana lâyık bir kuli Hz. Peygamber (Sallu Aleyhi Ve Sellem)'e lâyık ümmet olabilmeyi Ö Z L E.......
__________________
Mevlam! Sen'den gelene, gelmeyene; ne şekilde belirlemişsen kaderime, bu oyundaki biçtiğin rolüme , yürekten kocaman bir eyv
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Yönetici
Üyelik tarihi: 15 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Kırşehir.Antalya
Mesajlar: 1.073
|
![]() Sevgili! Hakiki asiklarin sana dogru ucarken Bizim bu yaptigimiz yolda emeklemekti. Dunya guzelligiyle kollarini acarken Bize dusen el acip kapinda beklemekti.
__________________
Mevlam! Sen'den gelene, gelmeyene; ne şekilde belirlemişsen kaderime, bu oyundaki biçtiğin rolüme , yürekten kocaman bir eyv
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Yönetici
Üyelik tarihi: 15 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Kırşehir.Antalya
Mesajlar: 1.073
|
![]() Gönlün titremesidir hayâ. Gönül ki kurtulmuştur da ağırlıklarından, bir yaprak kadar incelmiştir. İşte o nazenin yapraktır müminin gönlü. Titrer bir günah, bir yanlış, bir aykırı hal gördüğünde. Gün gelir, daha bir incelir de, görmek bir yana, işlemek bir yana, bir günahı düşünmek titretir, O'nu hakkıyla bilmemek titretir o nazenin gönlü. Rabbi'ni düşünür de titrer. Taşta-toprakta, insanda, kendinde Rabbi'ni görür de, taştan-topraktan, insandan, kendinden hayâ eder. Her ibadet mutlaka zikirdir, zikirledir. Namaz kılacak kişi daha abdeste yönelirken zikir halindedir. Oruç tutacak kişi sahur hazırlığı yaparken zikir halindedir. Hayâ ise zor zamanda zikirdir. Karşımıza çıkıveren bir günah karşısında Allah'ı hatırlayarak utanmak, günahtan el çekmektir. Günahın cazibesine, albenisine rağmen durmaktır. Hayâ, mütevazi bir iklimdir. Ezelde ruhumuza nakşolunan aslî halimizdir. Layık bir kul olamadık Rabbim, utanırız. Taştan-topraktan, kullarından, kendimizden hayâ ederiz. Kullarını utandırmaktan hayâ ederiz ki, bizi utandırma! Hz. Aişe r.a. gözleri görmeyen İshak r.a. yanına her geldiğinde kendini sakınır, örtüsüne çeki-düzen verirmiş. Onun bu durumunu hisseden İshak r.a. bir gün sorar: - Ey Müminlerin Annesi! Ben âmâ olduğum halde benden de sakınıyorsun. Halbuki ben sizi görmüyorum! Hz. Aişe r.a. cevap verir: - Evet, sen beni görmüyorsun fakat ben seni görüyorum.
__________________
Mevlam! Sen'den gelene, gelmeyene; ne şekilde belirlemişsen kaderime, bu oyundaki biçtiğin rolüme , yürekten kocaman bir eyv
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Yönetici
Üyelik tarihi: 15 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Kırşehir.Antalya
Mesajlar: 1.073
|
![]() Yunus Emre bir aşk adamı, bütün çağların en muhteşem aşıklarının ser-halkası. Allah aşkına tutulmuş, sonra da o ummanlara sığmayan aşkını insanlar için coşturup taşırmış, bütün mutasavvıf şairler gibi baştan sona aşkı tekellüm etmiştir onu. "Aşk gelince cümle eksikler biter" demesi bu yüzdendir. O, iç dinamizmini bu aşk ile diri tutup halk arasında kendine bir aşk mabedi inşa eden adamdır. Bu mabedde cümle yollar hakikate çıkar ve bütün aşklar Mutlak varlığa ulaşır. Kendi basit hayatı içinde yalın bir anlatım ve ritmik bir eda ile devamlı aşkı tekrarlar ve "aşksız olımazın" dediği gibi kimseciklerin de aşksız olmasına gönlü razı gelmez. "Benden benliğim gitti hep mülkümü dost tuttu" diye dalıp içinde kaybolduğu o yüce sevgide Vahdet-i vücud'u yaşayıp bütün ikilikleri inkar ile bir Tek olana vuslatı arayan Yunus, insanlığın manasını aşkta bulur. Dünya aşk üzerine kurulmuştur ve aşk olmadan durması mümkün değildir. Yaratılanın Yaratıcı'yla tamamlanması, varlığın sırrı, kainatın idraki ve kemal, ancak aşk ile mümkündür. Aşk ki hakikattir, ölüm ona ilişemez. Yunus'a göre aşk, İlahi'dir ve yaratılışın sırrını taşır. Bu bakımdan bütün cihanı kuşatmıştır. Sarhoşluğu ve coşkunluğu ile insan olmanın tecellisi aşkta görülür. Aşık bir harabeye dönmedikçe aşkı hissetmiş sayılmaz. Aşkı hissettikten sonra da bütün kınanmışlıklar, bütün ayıplamalar onun için boştur. Aşk çıplak hakikattir ve ne dünyayı, ne de maddeyi ayakta bırakır. Aşktan şikayet edilemediği gibi aşka yine ancak kendisinden derman erişebilir. Aşk, sahili olmayan bir deniz misali benliği yutar, kendinde eritir ve sırrını asla ham gönüllere açmaz. Aşkın olduğu yerde ilim bir hiçtir ve aşksız iman taş misali kurudur, katıdır. Bilineni unutturan da, boşaltıp yeniden dolduran da aşktır. Aşkta menfaatten söz edilemez; ancak uğruna feda olunabilinir. Böylece bütün menfiler müspete dönüşür, kuruları yeşertir, durgunu coşturur. Aşk bir güzel ahlaktır. Aşık ki idrak eder, o asla yok olası değildir. Aşk, bir hakikattir ki bütün hakikatleri ortaya çıkarır. Kısacası aşk varlığı eriten varlıktır ve "Aşk oldur ki Hakk'ı seve."
__________________
Mevlam! Sen'den gelene, gelmeyene; ne şekilde belirlemişsen kaderime, bu oyundaki biçtiğin rolüme , yürekten kocaman bir eyv
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Yönetici
Üyelik tarihi: 15 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Kırşehir.Antalya
Mesajlar: 1.073
|
![]() Aşk konusunda eğitim veren bazı üstadlar önce bir faniye aşık olmanın ne demek olduğunu anla sonra ilahi aşka yelken açarsın derlermiş.. Yaratılmışları sevmeden,onları sevmeyi öğrenmeden yaratanını sevmek iddiası büyük bir davadır.. Yaratılanı severim Yaratandan ötürü diyor koca Yunus… Karşı cinse duyulan sevgi ilahi aşka giden yolda en büyük erdiricilerden biridir.. Kur’an’daki en güzel kıssalardan biri olan Yusuf ile Züleyha’nın aşkı buna en mükemmel örneklerden biridir.. Hatta bazı kaba softalar Kur’an’da aşk hikayesi olmaz diyerek bu kıssayı Kur’andan saymamışlardır.. Biz kaba softaları bir kenara bırakıp ince gönül sahiplerinin işlerine bakalım.. hepsini aynı şekilde sevebilmek için kendini zorlarmış.. Bu durumu bilen Allah Teala Efendimizi teselli ediyor.. Ben insana iki kalp vermedim buyuruyor Hak Teala.,.kendini zorlama Ey Habibim.. Hakk’a giden yolda aşılması gereken bir duraktır mecazi aşk.. yaşanmalı ve aşılmalı.. sevgiye dönmeli,normal mecrasında akmalı.. Leyla’yı geçme faslındayım Mevlayı bulma yollarında diyor ya şair.. aynen öyle..Leyla’dan geçilmeli ama Leyla’yı da yaşamalı,sevmeyi öğrenmeli.. ayrılık acısını tatmalı ki Mevla’dan ayrı olmanın ne olduğu anlaşılsın.. Mevlananın inleyen neyinin nağmelerini daha bir derinden hissedebilmek için "Gönlünüzde Sevgiye Yer Açın"
__________________
Mevlam! Sen'den gelene, gelmeyene; ne şekilde belirlemişsen kaderime, bu oyundaki biçtiğin rolüme , yürekten kocaman bir eyv
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Yönetici
Üyelik tarihi: 15 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Kırşehir.Antalya
Mesajlar: 1.073
|
![]() Bir çok razılık bir çok başlangıç,bir çok aşma bir çok aşkınlık. Versede vermesede Rabbinden razılığın sırrına vakıf olan hakikat-i Züleyha’ya Bismillah! Uyandın, seni perdeler ötesinden hakikate doğuran aşka Bismillah! Yusuf‘u kuyunun karanlığından ve önlün gecesinden geçiripde Züleyha’ya getiren kervana Bismillah! Züleyha’nın ateş bahçelerini İbrahim’in gülşenine çeviren yangına, yakılan ve yanan trende uyanan ruha Bismillah! Kuyuya Bismillah! Zindana Bismillah! Karanlıktan aydınlığa çıkaran duaya,hüzün ile semaya ağan ruha Bismillah! Ey kalbin üzerinde titreyen hüzün! Acıya Bismillah! Ateşe Bismillah! Gözyaşına Bismillah! Ne olursa kalpte olur, ey kalbi kırıklarla beraber olan Allah’ım! Yolunda yürümek için ben kuluna lütfettiğin, ikbalim olan yol arkadaşıma Bismillah! Mesnevi bahçelerinin diretmiş dildarı merhaba! Mana aleminden kağıda düşen kelama Bismillah! Kaleme inşirah veren nu’na Bismillah! Nun’un nakşı bir ah’a Bismillah! Bir ah çekip de derundan kalbimde buluverdiğim Gül-i siyaha Bismillah! - Nazan Bekiroğlu -
__________________
Mevlam! Sen'den gelene, gelmeyene; ne şekilde belirlemişsen kaderime, bu oyundaki biçtiğin rolüme , yürekten kocaman bir eyv
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Yönetici
Üyelik tarihi: 15 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Kırşehir.Antalya
Mesajlar: 1.073
|
![]() “Yobaz, bir başkası mutlu olacak diye ödü kopan kimsedir.”
__________________
Mevlam! Sen'den gelene, gelmeyene; ne şekilde belirlemişsen kaderime, bu oyundaki biçtiğin rolüme , yürekten kocaman bir eyv
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kur'ân harflerinin maddî sırları! | معلم | Hattı Kur'an'la Alakalı Mevzular | 4 | 05 Şubat 2011 22:28 |
| Bediüzzaman ve Yeni Harfler | nefise | Bediüzzaman Said'i Nursi | 0 | 29 Aralık 2009 13:03 |
| İlginç Kareler | Necmi | Genel Resimler | 0 | 22 Kasım 2008 22:28 |
| EyvALLAH’ın manasını gerçek anlamıyla düşündünüz mü? | nefise | Dini bilgiler | 5 | 23 Haziran 2008 10:15 |