Kapat
 
Nuruahlal'a Hoş geldiniz.. Dost Kapımızdan Sizde Girin İçeri... Allah'ım Gönlümüzde Olanı Hakkımızda Hayırlı Eyle, Hakkımızda Hayırlı Olanı Gönlümüze Razı Eyle

Go Back   NURUAHLAL > Huzur Köşesi > Mübarek Ay Gün ve Geceler
Forum Kaideleri Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Ağaç Şeklinde Aç7Beğeni
  • 1 gönderen Necmi
  • 1 gönderen سكوت
  • 1 gönderen mahgum
  • 2 gönderen Necmi
  • 1 gönderen سكوت
  • 1 gönderen mahgum

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25 Kasım 2011, 18:39   #1
Admin
 
Necmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Bartın
Mesajlar: 3.947
Standart Muharrem ayında neler yapılabilir?



Muharrem ayında neler yapılabilir?

Yarın muharrem ayı ve hicri yılbaşı. Muharrem ayını bu kadar önemli kılan nedir ve bu ayda neler yapılabilir?

"Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.
Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.

Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.

Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.

Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.

Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)
Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.
Bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:

1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.
3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.
4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.
6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.
9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.

10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)

Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.

İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.

Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.

"Bu ne orucudur?" diye sordu.

Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler.

Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)

Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.

Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir:

"Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." 'Buhari, Savm: 69.

O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.

Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.
Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu:

"Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?"

Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5)

Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:

"Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6)

"Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.

Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir.

Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.

Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.

Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.

Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.
Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.

Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.

1) Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.
2) Sahih-i Müslim Şerhi, 6:140.
3) Ibtıı Mâce, Siyam: 31.
4) Müslim. Siyam: 117.
5) Tîrmizî. Savm: 40.
6) A.g.e., Savın: 47.
7) İbni Mâce. Siyam: 43.
8) İhyâ, 1:238
9) et-Tergîb ve'l-Terhİb, 2:116.

mahgum bunu beğendi.
__________________
ALLAH'ım Bana senin sevgini, seni sevenin sevgisini, senin sevgine ulaştıracak olan her sevgiyi nasip eyle Amin
“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.” Şu'arâ 83
Necmi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Kasım 2011, 22:51   #2
Sükut gölgesinde giz ol.
 
سكوت - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02 Ekim 2010
Mesajlar: 3.108
Standart

çok değerli bilgiler sunmuşsunuz
mahgum bunu beğendi.
__________________

Bakmayı bilmeyen göz görmeyi neylesin.
Hissetmeyen yürek ruhu neylesin.
Aklını sükut ettirmiş beyin düşünmeyi neylesin
Yaradanını tanımayan kul insanlığını varsın terk etsin.



Sükut

....

Susmak ; Mânâ EksikLiğinden DeğiL, BeLki Mânâ'nın DerinLiğindendir ..!

Hz. Mevlana

...

Ve sukût…
Tefekküre duran derviş gibi narin;
Sızı ince;
Yara derin…



Hz.Mevlana
سكوت isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05 Aralık 2011, 12:17   #3
Admin Yardımcısı
 
mahgum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17 Ekim 2010
Mesajlar: 2.512
Standart

aşure gününü içinde barındıran bu mübarek aydan inşaAllah yeterince istifade edebiliriz

aşure günümüz kutlu ve mübarek olsun; sana ve sair kişilere dua ederken bu aç, sefil, günahkar ve fakir halimle dualarınızı beklerim
__________________


...:: Ey SEVGiLi ::...
Tarikat-ı Muhammediye ye (sav) ittiba edib,
dizlerinin yanına dizlerimi, yüreğinin yanına yüreğimi..
ve SEN'den
gönül ilmini tahsil etmek istiyorum..




Konu mahgum tarafından (17 Kasım 2012 Saat 22:31 ) değiştirilmiştir.
mahgum isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14 Kasım 2012, 19:42   #4
Sükut gölgesinde giz ol.
 
سكوت - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02 Ekim 2010
Mesajlar: 3.108
Standart

Allah hayırlı etsin inşallah

Değerlendirmeyi nasip etsin
__________________

Bakmayı bilmeyen göz görmeyi neylesin.
Hissetmeyen yürek ruhu neylesin.
Aklını sükut ettirmiş beyin düşünmeyi neylesin
Yaradanını tanımayan kul insanlığını varsın terk etsin.



Sükut

....

Susmak ; Mânâ EksikLiğinden DeğiL, BeLki Mânâ'nın DerinLiğindendir ..!

Hz. Mevlana

...

Ve sukût…
Tefekküre duran derviş gibi narin;
Sızı ince;
Yara derin…



Hz.Mevlana
سكوت isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17 Kasım 2012, 22:33   #5
Admin Yardımcısı
 
mahgum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17 Ekim 2010
Mesajlar: 2.512
Standart

içinde bulunduğumuz bu mübarek aydan yeterince istifade edebilmeye bakalım inşaallah

Hasan Ermi? bunu beğendi.
__________________


...:: Ey SEVGiLi ::...
Tarikat-ı Muhammediye ye (sav) ittiba edib,
dizlerinin yanına dizlerimi, yüreğinin yanına yüreğimi..
ve SEN'den
gönül ilmini tahsil etmek istiyorum..



mahgum isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04 Kasım 2013, 10:02   #6
Admin
 
Necmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Bartın
Mesajlar: 3.947
Standart

Yine ulaştık elhamdülillah,
Rabbim cümlemiz için mübarek eylesin layıkıyla değerlendirenlerden olalım inşaAllah
سكوت ve Hasan Ermi? bunu beğendiler.
__________________
ALLAH'ım Bana senin sevgini, seni sevenin sevgisini, senin sevgine ulaştıracak olan her sevgiyi nasip eyle Amin
“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.” Şu'arâ 83
Necmi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04 Kasım 2013, 10:24   #7
Sükut gölgesinde giz ol.
 
سكوت - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02 Ekim 2010
Mesajlar: 3.108
Standart

amin inşallah
mübarek olsun
Hasan Ermi? bunu beğendi.
__________________

Bakmayı bilmeyen göz görmeyi neylesin.
Hissetmeyen yürek ruhu neylesin.
Aklını sükut ettirmiş beyin düşünmeyi neylesin
Yaradanını tanımayan kul insanlığını varsın terk etsin.



Sükut

....

Susmak ; Mânâ EksikLiğinden DeğiL, BeLki Mânâ'nın DerinLiğindendir ..!

Hz. Mevlana

...

Ve sukût…
Tefekküre duran derviş gibi narin;
Sızı ince;
Yara derin…



Hz.Mevlana
سكوت isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04 Kasım 2013, 15:57   #8
Admin Yardımcısı
 
mahgum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17 Ekim 2010
Mesajlar: 2.512
Standart

Rabbime hadsiz şükürler olsun ulaştırdı bizleri yeni bi yıla :-) yeni yilimiz kutlu mutlu olsun kötülerden, fitnecilerden, zalimlerden, fesatlardan, cahillerden, bizleri koru ya Rabbi
سكوت bunu beğendi.
__________________


...:: Ey SEVGiLi ::...
Tarikat-ı Muhammediye ye (sav) ittiba edib,
dizlerinin yanına dizlerimi, yüreğinin yanına yüreğimi..
ve SEN'den
gönül ilmini tahsil etmek istiyorum..



mahgum isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Muharrem ayında oruç tutmanın faziletleri nelerdir? سكوت Mübarek Ay Gün ve Geceler 2 04 Kasım 2013 10:03


sinan525 saat..


vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd
“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” Hz. Muhammed (S.A.V)
NuruAhlal.com
@2008