
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Modaratör
Üyelik tarihi: 21 Ekim 2010
Mesajlar: 899
|
merhaba nurlu kardeşlerim geçenlerde bir sohbet esnasında aramızda şöyle bir konuşma geçti
acaba sağır ve dilsizler imandan ibadetten ne kadar sorumlu olacak, herkes fikrini dedi bende acizane; onlarda suale tabi olacak çünki aklı nimetinden yoksun değillerki dedim ortalık karıştı ![]() dedik bir bilene soralım aklıma sizler geldiniz beni bu konuda aydınlatırsanız duacınız olurum...
__________________
Halbuki aşk, mahbubuna hasr-ı nazar edip herşeyi mahbubuna feda eder. Yahut mahbubunu îlâ ve senâ etmek için başkalarını tenzil ve mânen zemmeder ve hürmetlerini kırar. Meselâ biri demiş: “Güneş mahbubumun hüsnünü görüp utanıyor; görmemek için bulut perdesini başına çekiyor.” .![]() ![]() Hey âşık efendi! Ne hakkın var, sekiz İsm-i Âzamın bir sahife-i nuranîsi olan güneşi böyle utandırıyorsun? Sekizinci Mektup |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Admin
Üyelik tarihi: 03 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Bartın
Mesajlar: 3.558
|
Elbetteki sual’e tabi olacak kişideki eksiklik ve kusur bedeni oluyor akli değil.Ayette ey akıl sahipleri deniliyor,her akıl sahibine sual vardır,iman akıl iledir kendisine bahşedilen akıl ile Rabbini tefekkür etmeli.
Sağır ve dilsiz bu halinin rabbinden olduğunu, bunun kendi imtahını olduğunu bilip haline rıza gösterse elbetteki mükafatıda üst derecelerde olur inşaAllah. Kardeş dahada tefekkür edelim
__________________
ALLAH'ım Bana senin sevgini, seni sevenin sevgisini, senin sevgine ulaştıracak olan her sevgiyi nasip eyle Amin “Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.” Şu'arâ 83 |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Modaratör
Üyelik tarihi: 01 Mart 2011
Mesajlar: 319
|
benim bildiğim onların mes'uliyeti bizim ki gibi değil.
melasa onlar namaz esnasında kuran okumasalar bile namazlar sayılıyor. sebep olarak ta şöyle derler: sağır ve konuşamayan insana kuranı kerimi okumayı öğretemezsin dolayısıyla okuma yazması olmadığından bizim gibi mes'ul olmazlar. güzel bir konu ![]() sağır ve konuşamayan biri ( yani ahraz ) nasıl öğrenir bilmem.?? |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Modaratör
Üyelik tarihi: 21 Ekim 2010
Mesajlar: 899
|
,sizin dediğiniz gibi diyen kardeşlerime cvb olarak hani şimdiki teknolaji ile cvb verildi;artık öğrenmeleri kolay dediler.. ve bizmle aynı hesabı görecekler dendi.
__________________
Halbuki aşk, mahbubuna hasr-ı nazar edip herşeyi mahbubuna feda eder. Yahut mahbubunu îlâ ve senâ etmek için başkalarını tenzil ve mânen zemmeder ve hürmetlerini kırar. Meselâ biri demiş: “Güneş mahbubumun hüsnünü görüp utanıyor; görmemek için bulut perdesini başına çekiyor.” .![]() ![]() Hey âşık efendi! Ne hakkın var, sekiz İsm-i Âzamın bir sahife-i nuranîsi olan güneşi böyle utandırıyorsun? Sekizinci Mektup |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Admin
Üyelik tarihi: 03 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Bartın
Mesajlar: 3.558
|
Elbette mesuliyeti bizim gibi olmaz,kişi sağır ve dilsiz Rabbim duydurmuyor konuşturmuyor ama görebiliyor akli melekeleri var.Benim demek istediğim mesuldur yani hesap onlar içinde vardır.
__________________
ALLAH'ım Bana senin sevgini, seni sevenin sevgisini, senin sevgine ulaştıracak olan her sevgiyi nasip eyle Amin “Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.” Şu'arâ 83 |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: 22 Mart 2011
Mesajlar: 274
|
İşitme engellilerde şer'i mes'uliyet var mı? Böyle kimselerin işiten insanlar gibi mes'ul olmadığı söyleniyor?
- İslam’da teklif-i malayutak / kişinin gücünün üstünde bir yükümlülük yoktur. Bu sebeple, özürlü insanların sorumluluğu da kendi güçleri dahilinde olmaktadır. Konuşamayan bir insandan namazda fatiha okumasını isteyemezsiniz. İşitme engelli olan bir kimseden de -işiten insanlar gibi- Allah’ın emir ve yasaklarını ders veren / vazeden bir hocayı dinlemesini isteyemezsiniz. Ancak, anne-babası mümkün olduğunca işitme engelli çocuklarına okuma yazmayı öğretmeli, dini bilgilerini kitaptan öğrenmesini sağlamalıdır. Özellikle namaz, oruç gibi ibadetleri bir şekilde yerine getirmesine çaba sarf etmelidirler. Bunlar yapılmadığı takdirde, kendisinin değil anne-babasının, ailesinin sorumluluğu olacaktır. Özetlersek, herkesin sorumluluğu, kendi gücüyle, yapabilme kapasitesiyle orantılıdır. İşitme engellisi de yapabileceği her şeyden sorumludur. Zaten bu durum, ibadet etmeye engel bir durum değildir. Yalnız işitme yoluyla öğrenmesinde problem vardır. Bunu da ailesinin desteğiyle -sınırlı da olsa, asgari bilgileri kendilerin uygun olan yollarla öğrenerek- çözmesi mümkündür. Bu imkânın kıtlığı nispetinde sorumluluğu da azalır. - İslam alimlerinin büyük çoğunluğuna göre, iman; dil ile ikrar, kalp ile tasdikten ibarettir. Dil problemi olanın kalp ile tasdik etmesi yeterlidir. Aslında, kalp ile tasdik bir anlamda yeterli olabilir. Nitekim, İmam Maturidî bu görüştedir. (bk. Şerhu’t-Tahaviye, 2/275-şamile) Böyle bir iman kişiyi Allah katında mümin yapar. Fakat, kişinin dünyada bir mümin olarak muamele görmesi için, diliyle de bu imanının varlığını ilan etmelidir. Sadece diliyle ikrar edip de kalbiyle iman etmeyen münafık olur, dünyada mümin muamelesi görse de ahirette kâfir muamelesi görecektir. Nitekim Peygamberimiz (a.s.m) bazı münafıklara hitaben “Ey kalplarine iman girmeyen, yalnız dilleriyle iman eden topluluk!” diye buyurmuştur. (krş Bakıllanî, el-İnsaf, 1/18-şamile). Kur’an’da da buna benzer ifadeler vardır. Ayrıca Malikî, Şafii ve Hanbelîlere göre, amel etmek de -temel esası olmasa da- imanın tamamlayıcı bir unsurudur. Bunlara göre mükemmel bir imanın tam tarifi şöyledir: Dil ile ikrar, kalp ile tasdik ve organlarla amel etmektir. (bk.Şerhu’t-Tahaviye,2/275-şamile) Sağır ve dilsizler nasıl namaz kılar? Değerli kardeşimiz; Dilsiz, Sağır Olan, Ya Da Okur-Yazar Olmayan Kimsenin Namazı: Bu ölçüde olan kimselerin niyet getirmesi, sadece kalbinden ye*rine getireceği namazı, ibâdeti geçirmesi kâfidir. Zaten niyetin dil-ile söylenmesi şart değildir. Çünkü niyetin yeri kalbdir. Dört mezhe*bin bunda ittifakı vardır. Okuma yazma bilmeyen sağır ve dilsizler hakkında uzmanlara başvurulur. Eğer kıraate yetecek kadar bir ayet dahi ezberletilemiyorsa bir ayeti ezberleyip kalben dahi okuyamıyorsa bu takdirde namazın farzlarından olan kıraat o kimseden düşer. Artık namazın diğer şartlarını yerine getirir. Mana olarak dahi bir ayet ezberletilebilirse dilsiz olduğu için kalbinden bu manaları geçirmesi yeterlidir. Eli veya ayağı kesit kimselerden nasıl ki bu uzuvların abdestteki farziyeti düşüyor bunun gibi kıraat de dilsiz olan kimselerden düşer. Namazı terketmeye hiç bir durumda cevaz verilmez. Hayalen dahi olsa namaz kılınır. Selam ve dua ile... Sorularla İslamiyet |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Modaratör
Üyelik tarihi: 21 Ekim 2010
Mesajlar: 899
|
..
__________________
Halbuki aşk, mahbubuna hasr-ı nazar edip herşeyi mahbubuna feda eder. Yahut mahbubunu îlâ ve senâ etmek için başkalarını tenzil ve mânen zemmeder ve hürmetlerini kırar. Meselâ biri demiş: “Güneş mahbubumun hüsnünü görüp utanıyor; görmemek için bulut perdesini başına çekiyor.” .![]() ![]() Hey âşık efendi! Ne hakkın var, sekiz İsm-i Âzamın bir sahife-i nuranîsi olan güneşi böyle utandırıyorsun? Sekizinci Mektup |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hutbe-i Şamiye | Necmi | Hutbe-i Şâmiye | 0 | 17 Ocak 2011 08:57 |
| Meryem suresi 68,72 | canem | Kur'ân-ı Kerîm | 0 | 12 Ekim 2009 22:12 |
| KonuLarına Göre AyetLer (K ) | Necmi | Konulara Göre Âyetler | 0 | 13 Mayıs 2009 19:56 |
| KonuLarına Göre AyetLer ( Ö) | Necmi | Konulara Göre Âyetler | 0 | 13 Mayıs 2009 19:50 |
| KonuLarına Göre AyetLer ( S) | Necmi | Konulara Göre Âyetler | 0 | 13 Mayıs 2009 19:42 |