
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Admin
Üyelik tarihi: 04 Şubat 2008
Mesajlar: 3.300
|
İman, sa'd-ı taftazani'nin tefsirine göre; "Cenab-ı Hakkın, istediği kulunun kalbine, cüz-ü ihtiyarının sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur" denilmiştir.
İşaratül-İcaz | Hurûf-u Mukattat İstediği kulunun kalbine derken, istemediği kulunun kalbine vermez mi demek acaba?
__________________
![]() |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: 22 Mart 2011
Mesajlar: 274
|
Hidayet Allah'tan ise, Hidayeti Bulamayanın Ne Suçu Vardır?
Soru Kur'an'da, "Allah, hidayeti dilediğine verir," buyuruluyormuş. O halde, yanlış yolda giden insanlarn hidayetten nasipleri yok demek miş. Öylese nasıl sorumlu tutulabilinir, diyenler var. Nurlarda bu konuyla ilgili bir izah var mı? Böyle soruyu nasıl degerlendirmek lazım? All Cevap Değerli Kardeşimiz; " İman, Sa'd-ı Taftazani'nin tefsirine göre; "Cenab-ı Hakkın, istediği kulunun kalbine, cüz-ü ihtiyarının sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur" denilmiştir. Öyleyse, iman, Şems-i Ezeliden vicdan-ı beşere ihsan edilen bir nur ve bir şuadır ki, vicdanın içyüzünü tamamıyla ışıklandırır." (1) Yukarıda ki ifadelerden de anlaşılıyor ki; İnsan iradesini ne tarafta kullansa, Allah onu halkediyor. "Allah dilediğine şifayı verir" hakikatini herhalde şöyle anlamayız: İnsan yerinde durur, Allah şifa verir. Allah'ın şifa veren olduğunu bildiğimiz halde niçin doktora gidiyoruz. Çünkü şunu biliyoruz: Allah'ın şifa vermesi, benim sebeplere teşebbüsüme bağlıdır. Ben doktora gider, ilacı kullanırım. Ancak Allah isterse şifa verir, istemezse vermez. Aynen öyle de; biz, hidayet adına bir arayışın içine gireceğiz. Hak ve hakikata talip olacağız. Ancak hidayeti verecek olan Allah'tır. Yoksa herkes yerinde duracak, "Allah istediğine hidayeti verecek, istemediğine vemeyecektir" şeklinde anlamak doğru değildir. (1) bk. İşarat-ül İ'caz, Bakara Suresi Tefsiri. Selam ve dua ile... Sorularla Risale Editör Hidayet nasıl verilir... Çoğu zaman insanların hidayete ermesi için dua ederiz,İsteriz ki saadet-i dareyne mazhar olsunlar lakin bizim kadar o şahsın da istemesi lazımdırki maksadımıza muvaffak olalım , zira hidayet cebri verilen birşey değildir . Bu dünya imtihan dünyası ve ALLAH (cc): “Ben kulumun zannı üzereyim. Kulum beni andığında, Ben onunla birlikteyimdir. O Beni kendi başına zikrederse, Ben de onu kendim zikrederim. O Beni bir topluluk içinde zikrederse, Ben onu onunkinden daha hayırlı bir topluluk içinde zikrederim. Kulum Bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir arşın yaklaşırım. O bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, Ben ona koşarak giderim'' buyuruyor hadisi kudsisin de... Bu hadis bize gösteriyorki şahsın hidayeti fiili ve kavli taleb etmesi gerek.. İman, Sa'd-ı Taftazani'nin tefsirine göre; "Cenab-ı Hakkın, istediği kulunun kalbine, cüz-ü ihtiyarının sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur" denilmiştir. Öyleyse, iman, Şems-i Ezeliden vicdan-ı beşere ihsan edilen bir nur ve bir şuadır ki, vicdanın içyüzünü tamamıyla ışıklandırır. Ve bu sayede, bütün kainatla bir ünsiyet, bir emniyet peyda olur ve her şeyle kesb-i muarefe eder. Ve insanın kalbinde öyle bir kuvve-i maneviye husule gelir ki, insan, o kuvvetle her musibete, her hadiseye karşı mukavemet edebilir. Ve öyle bir vüs'at ve genişlik verir ki, insan o vüs'atle geçmiş ve gelecek zamanları yutabilir(işaratul icaz tefsiri) Ohalde dualarımızı maksada muvaffak olmak için '' Ya Rabbi filancanın hidayeti istemesini nasib et '' şeklinde etmemiz daha muvafık olacaktır kanısındayım.. Allah (c.c.) Hidayeti üzere sabıt kıldığı kullarından eylesin cümlemizi.. bu meseleye hz.ömer ve ebu cehilin yaşadıkları hadise en güzel örnektir.iki kişi konuşur hz.ömer der gel dinleyelim doğruysa kabul edelim ebu cehilse doğruda olsa yalnışta olsa kabul etmem der.işte burası düğüm noktasıdır hz.ömer cüz-i iradesini kullanmış meyletmiştir işte bu anda Allah iman nurunu hz.ömere ilka etmiştir...ebu cehilse cüz-i iradesini aksi yönde kullanmış neticede iman devletiyle şereflenememiş küfür bataklığında boğulmuştur....son kısmı ezberimden yazdım kusura bakılmasın...selam ve dua ile |
|
|
|
|
hüseyin coşgun Kullanıcısına; Bu Mesajı için Teşekkür Eden Üyeler: |
nefise (06 Nisan 2011) |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kalbine Mukabil Bir Kalp | nefise | Aile Ve Sosyal Hayat | 16 | 25 Eylül 2010 10:34 |
| Kalbine Mukabil Bir Kalp Bulmak ? | EbediNur | Serbest Kürsü | 0 | 28 Haziran 2010 08:23 |
| EsmÂ-İ HÜsn | eyvAllah... | Dini bilgiler | 0 | 04 Ağustos 2008 20:44 |