Nuruahlal'a Hoş geldiniz.. Dost Kapımızdan Sizde Girin İçeri... Allah'ım Gönlümüzde Olanı Hakkımızda Hayırlı Eyle, Hakkımızda Hayırlı Olanı Gönlümüze Razı Eyle Amin.. Nuruahlal'a Hoş geldiniz
Alt 05 Nisan 2011, 23:28   #1
Admin
 
nefise - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04 Şubat 2008
Mesajlar: 3.300

Ettiği Teşekkürler: 5.680
1.839 Mesajı 3.313 Teşekkür Aldı
Standart İstediği Kulunun Kalbine

İman, sa'd-ı taftazani'nin tefsirine göre; "Cenab-ı Hakkın, istediği kulunun kalbine, cüz-ü ihtiyarının sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur" denilmiştir.

İşaratül-İcaz | Hurûf-u Mukattat

İstediği kulunun kalbine derken, istemediği kulunun kalbine vermez mi demek acaba?
__________________
“ Nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiştir,”(Şems -9)

(Yûsuf dedi ki ) “(Ben) nefsimi temize çıkarmıyorum. Muhakkak ki nefis, dâimâ kötülüğü emredicidir.(Yûsuf-53)

Her nefis, ölümü tadacaktır. Bir deneme olarak sizi hayırla da, şerle de imtihan ederiz. Ve siz, ancak bize döndürüleceksiniz. (Enbiya -35)


nefise isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06 Nisan 2011, 00:08   #2
Kardeş
 
Üyelik tarihi: 22 Mart 2011
Mesajlar: 274

Ettiği Teşekkürler: 0
231 Mesajı 622 Teşekkür Aldı
Standart

Hidayet Allah'tan ise, Hidayeti Bulamayanın Ne Suçu Vardır?
Soru

Kur'an'da, "Allah, hidayeti dilediğine verir," buyuruluyormuş. O halde, yanlış yolda giden insanlarn hidayetten nasipleri yok demek miş. Öylese nasıl sorumlu tutulabilinir, diyenler var. Nurlarda bu konuyla ilgili bir izah var mı? Böyle soruyu nasıl degerlendirmek lazım? All

Cevap
Değerli Kardeşimiz;

" İman, Sa'd-ı Taftazani'nin tefsirine göre; "Cenab-ı Hakkın, istediği kulunun kalbine, cüz-ü ihtiyarının sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur" denilmiştir.
Öyleyse, iman, Şems-i Ezeliden vicdan-ı beşere ihsan edilen bir nur ve bir şuadır ki, vicdanın içyüzünü tamamıyla ışıklandırır." (1)
Yukarıda ki ifadelerden de anlaşılıyor ki; İnsan iradesini ne tarafta kullansa, Allah onu halkediyor.
"Allah dilediğine şifayı verir" hakikatini herhalde şöyle anlamayız: İnsan yerinde durur, Allah şifa verir. Allah'ın şifa veren olduğunu bildiğimiz halde niçin doktora gidiyoruz. Çünkü şunu biliyoruz: Allah'ın şifa vermesi, benim sebeplere teşebbüsüme bağlıdır. Ben doktora gider, ilacı kullanırım. Ancak Allah isterse şifa verir, istemezse vermez.
Aynen öyle de; biz, hidayet adına bir arayışın içine gireceğiz. Hak ve hakikata talip olacağız. Ancak hidayeti verecek olan Allah'tır. Yoksa herkes yerinde duracak, "Allah istediğine hidayeti verecek, istemediğine vemeyecektir" şeklinde anlamak doğru değildir.
(1) bk. İşarat-ül İ'caz, Bakara Suresi Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Hidayet nasıl verilir...

Çoğu zaman insanların hidayete ermesi için dua ederiz,İsteriz ki saadet-i dareyne mazhar olsunlar lakin bizim kadar o şahsın da istemesi lazımdırki maksadımıza muvaffak olalım , zira hidayet cebri verilen birşey değildir .

Bu dünya imtihan dünyası ve ALLAH (cc): “Ben kulumun zannı üzereyim. Kulum beni andığında, Ben onunla birlikteyimdir. O Beni kendi başına zikrederse, Ben de onu kendim zikrederim. O Beni bir topluluk içinde zikrederse, Ben onu onunkinden daha hayırlı bir topluluk içinde zikrederim. Kulum Bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir arşın yaklaşırım. O bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, Ben ona koşarak giderim'' buyuruyor hadisi kudsisin de...

Bu hadis bize gösteriyorki şahsın hidayeti fiili ve kavli taleb etmesi gerek..

İman, Sa'd-ı Taftazani'nin tefsirine göre; "Cenab-ı Hakkın, istediği kulunun kalbine, cüz-ü ihtiyarının sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur" denilmiştir. Öyleyse, iman, Şems-i Ezeliden vicdan-ı beşere ihsan edilen bir nur ve bir şuadır ki, vicdanın içyüzünü tamamıyla ışıklandırır. Ve bu sayede, bütün kainatla bir ünsiyet, bir emniyet peyda olur ve her şeyle kesb-i muarefe eder. Ve insanın kalbinde öyle bir kuvve-i maneviye husule gelir ki, insan, o kuvvetle her musibete, her hadiseye karşı mukavemet edebilir. Ve öyle bir vüs'at ve genişlik verir ki, insan o vüs'atle geçmiş ve gelecek zamanları yutabilir(işaratul icaz tefsiri)

Ohalde dualarımızı maksada muvaffak olmak için '' Ya Rabbi filancanın hidayeti istemesini nasib et '' şeklinde etmemiz daha muvafık olacaktır kanısındayım..

Allah (c.c.) Hidayeti üzere sabıt kıldığı kullarından eylesin cümlemizi..

bu meseleye hz.ömer ve ebu cehilin yaşadıkları hadise en güzel örnektir.iki kişi konuşur hz.ömer der gel dinleyelim doğruysa kabul edelim ebu cehilse doğruda olsa yalnışta olsa kabul etmem der.işte burası düğüm noktasıdır hz.ömer cüz-i iradesini kullanmış meyletmiştir işte bu anda Allah iman nurunu hz.ömere ilka etmiştir...ebu cehilse cüz-i iradesini aksi yönde kullanmış neticede iman devletiyle şereflenememiş küfür bataklığında boğulmuştur....son kısmı ezberimden yazdım kusura bakılmasın...selam ve dua ile
hüseyin coşgun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
hüseyin coşgun Kullanıcısına;
Bu Mesajı için
Teşekkür Eden Üyeler:
nefise (06 Nisan 2011)
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kalbine Mukabil Bir Kalp nefise Aile Ve Sosyal Hayat 16 25 Eylül 2010 10:34
Kalbine Mukabil Bir Kalp Bulmak ? EbediNur Serbest Kürsü 0 28 Haziran 2010 08:23
EsmÂ-İ HÜsn eyvAllah... Dini bilgiler 0 04 Ağustos 2008 20:44


sinan525 saat..


vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd
“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” Hz. Muhammed (S.A.V)
NuruAhlal.com