
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| İz Bırakanlar Hayatımıza Işık Tutan Büyüklerimiz |
6Beğeni
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: 08 Nisan 2011
Mesajlar: 455
|
Yıl 1870. Mekke-i Mükerreme'de , Mescid -i Haram'da bulunan ziyaretçiler tarihi bir olaya tanıklık ediyorlar. 70'li yaşlarında keskin yüz hatlarına sahip, çatık kaşlı, ciddi, vakur, başında sarığı andıran, ancak Hicaz'da pek rastlanmayan türden bembeyaz papağıyla, üzerine düşeni yapmış fakat o çok arzuladığı sonuca ulaşamamış, yine de vazifesini ifa etmiş olmanın huzuru üzerine sinmiş, hareketlerine ve duruşuna yansımış, etrafında en küçük bir işaretini emir sayan adamlarıyla, yetmiş küsur yıllık hayatını dolu dolu yaşadığı her halinden belli ak sakallı bir ihtiyar gözyaşları içinde Kâbe'yi tavaf etmektedir. Aslında Kâbe'yi yine tavaf etmek isterdi ama bu şartlarda değil. Belki müslüman bir ülkenin devlet başkanı veya görevini başarmış, hedefine ulaşmış, emaneti ehline teslim ederek son günlerini mukaddes beldelerde geçirmek, hatta nasip olursa orada can vermek, Sahabe-i Kiram'la kıyamete dek yan yana yatmak üzere gelmiş bir mücavir olarak...
Bu zat yaklaşık 10 yıl erat, 20 yıl da komutan olarak en meşhur generallerin emrindeki sayıca ve teçhizatça kendisinden kat kat üstün Rus ordularına karşı kahramanca bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi vermiş Şeyh Şamil'den başkası değildi. Hacılar bu efsane şahsiyeti bir kez olsun dünya gözüyle görebilmek için büyük izdihama sebep olmuşlardı. Osmanlı hac yetkilileri can kaybına ve yaralanmalara meydan vermemek için son çare olarak Şeyh Şamil'i Kâbe'nin içine soktular. Zira aşırı sevgiden kaynaklanan taşkınlık onun canını da tehlikeye atmıştı. Fakat halkın arzusu bir şekilde karşılanmalıydı. Kâbe'nin içindeki merdivenden dama çıkarılan Şamil, elini kaldırıp dudaklarını kıpırdattığında, hacılar büyük bir sevinç ve coşkuyla selama mukabele ettiler. Akabinde hançereleri yırtarcasına haykırılan tekbir nidaları Mescid -i Haram'ı çınlattı, Sefa ve Merve tepelerinde dalgalandı, Ebu Kubeys dağında yankılandı ve kim bilir nerelere ulaştı. Sanki bu rağbet ve selamlaşma ona ahirette verilecek mükafatın müjdesi gibi idi. Şamil hac vazifesini yerine getirdi. Herkes yaşlı Kafkas kartalını misafir etmek, sohbetinde bulunmak, onunla aynı ortamı paylaşmak için adeta yarışıyordu. Aynı zamanda Mevlâna Halid -i Bağdadî'nin halifesi bir Nakşî şeyhi olan bu büyük dava adamı, mücahid ve kahraman zat, kısa süre sonra Hicaz Rufaî Şeyhi'nin kucağında, başını onun göğsüne yaslamış bir vaziyette son nefesini verecektir. O, Rasulullah'ın şaşmaz bağlısı ve sevdalısı olarak zaten hep mukaddes topraklarda ölmek ve oracığa defnedilmek istemişti. Belki de bu ölüm ve defin, onun Sünnet'e bağlılığının dünyadaki son ödülü ve taçlandırılmasıydı. Aşağıda okuycağnız tüm bilgiler gerçektir! Bu inanılması güç olay gerçekliştikten bir süre sonra İmam Şamil vefaat etmiş Ve Peygamber Efendimiz Selamunaleyküms. Ailesi'nin bulunduğu kabristana defin edilmiştir! Hz. Muhammed(SelamunaleykümV) 'in huzurunda bir çeçen başlarında beyaz sarıkları olan bir ziyaretçi grubu, yaklaşık yüz metre ileride tahtrevanı yere koydular. Tahtrevandan güçlükle inen nur yüzlü bir ihtiyar. diz çöküp oturdu. önce ellerini açarak dua etti. sonra yüzü koyun yere kapandı. toprağı öptü. Bembeyaz olmuş sakalı ile kalabalığın önünde sürüne sürüne ilerlemeye başladı. dikkatle dinleyenler, onun durmadan salavat getirdiğini ve bir ilahiyi tekrar tekrar söylediğini duyabiliyordu. Gözlerinden yağmur gibi sakalına dökülen yaşlar, toza toprağa karışmış,süt beyazındaki sakalı yavaş yavaş toprak rengine dönüyordu. İyice yaklaştığını hissedince, saygı dolu bir ses tonu ile, "Esselamu Aleyke Ya Resulullah!..." "Esselamu Aleyke Ya HabibAllah(c.c.)(c.c.)!..." kelimelerini tekrarlamaya başladı. Yavaş yavaş ilerledi ve Hz. Muhammed (a.s.m.)'in mübarek kabr-i şerif'inin kapısı önünde durdu bir kere daha selam verdi. "Esselamu Aleyke Ya Resulullah!..." Sonra kapının eşiğini öptü, kokladı. kapı açıldı sürünme vaziyetini hiç bozmadan gitti ve mübarek kabr-i şerif'inin ayak ucunda durdu. Tekrar selam verdi... Arkasından geleen 70 kişi ve o an orada bulunan herkes Hz. Muhammed (a.s.m.)'in bu selama karşılık verdiğini duyunca ürperdiler. bir titreme nöbeti tutmuştu hepsini. iki emektar türbedar dahi hayretler içinde idi. Böyle bir şeyi ne görmüşler nede duymuşlardı. Biri, arkadaşına sessizce sordu! Kim ola ki bu mübarek zat? Diğer türbedar, bu soruyu duymadı,aklı fikri yaşlı adamda idi. ona kilitlenen gözleri en küçük hareketini bile kaçırmadan takip ediyordu. Yaşlı adam, arkasında diz çökmüş gençlerden birisine işaret etti. Biraz sonra, kendisine uzatılan kılıcı aldı. Titreyen elleriyle kılıcı kabzasından tuttu, öptü ve kabr-i şerif'in yanına edeple bıraktı. sonrada başını yere eğdi, gözünden yaşlar akarak mahçup bir tavırlaya ResulAllah(c.c.)(c.c.) ! işte kılıcım ! onu sana teslim ediyorum, Kafkasya'yı düşman işgalinden kurtarmak için hayatım boyunca mücadele ettim. islam dinini yaymak için çok uğraştım. ama elimden ancak bu kadarı geldi. Benden razı ol, şefaatinden mahrum bırakma Ya ResulAllah(c.c.)(c.c.)! dedi Sonra ResulAllah(c.c.)(c.c.) (a.s.m.) 'in mübarek kabirlerinin ayak ucuna kapandı ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Türbedarlar, merak içinde sorularının cevabını ararken, yine kendisi gibi yaşlı bir zat geldi, hıçkırarak ağlamaya devam eden adamı omuzlarından tutarak "ey Allah(c.c.)(c.c.) (c.c.) 'ın sevgili kulu şamil kalk artık... Türbedarlar bu müberek zatın kim olduğunu öğrenmişlerdi şamil ha ! tahmin etmeliydik Bu olay mekke ve medine yi ayağa kaldırmaya yetmiş ve tüm Müslümanlar Şeyh Şamil'i (imam şamil'i) görmek istiyor hayır dualarında kendilerine de yer vermesini istiyorlardı. Halkı sakinleştiremeyen arap emirleri bir çare buldular ve şamil kabe-i muazzama'nın üzerine çıkarıldı! İşte size çeçenlerin bağamsızlığa asla pes etmiyor olmalarının yegane sebebi! Türkiye Cumhuriyetin'in Çeçenistan'a ve Çeçenlere olan desteği ve bağı ibretliktir Allah(c.c.)(c.c.) c.c. Razı Olsun Ülkemizden ve İnsanlarımızdan Allah(c.c.)(c.c.) Gönül Bağımızı Bozmasın İnşaAllah(c.c.)(c.c.)! (Amin) _________________ |
|
|
|
|
FAZILBEY Kullanıcısına; Bu Mesajı için 4 üye Teşekkür etti: |
|
|
#2 |
|
Admin
Üyelik tarihi: 03 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Bartın
Mesajlar: 3.558
|
Ne güzel bir paylaşım duygu yoğunluğunda okudum Rabbim razı olsun
__________________
ALLAH'ım Bana senin sevgini, seni sevenin sevgisini, senin sevgine ulaştıracak olan her sevgiyi nasip eyle Amin “Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.” Şu'arâ 83 |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Admin
Üyelik tarihi: 03 Şubat 2008
Bulunduğu yer: Bartın
Mesajlar: 3.558
|
MaşaAllah..
__________________
ALLAH'ım Bana senin sevgini, seni sevenin sevgisini, senin sevgine ulaştıracak olan her sevgiyi nasip eyle Amin “Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.” Şu'arâ 83 |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Sükut gölgesinde giz ol.
Üyelik tarihi: 02 Ekim 2010
Mesajlar: 1.687
|
Ne muazzam bir teslimiyet....
Duygulanmamak elde değil ![]() değerli paylaşımınız için
__________________
Bakmayı bilmeyen göz görmeyi neylesin. Hissetmeyen yürek ruhu neylesin. Aklını sükut ettirmiş beyin düşünmeyi neylesin Yaradanını tanımayan kul insanlığını varsın terk etsin. Sükut .... Susmak ; Mânâ EksikLiğinden DeğiL, BeLki Mânâ'nın DerinLiğindendir ..! Hz. Mevlana |
|
|
|
|
سكوت Kullanıcısına; Bu Mesajı için Teşekkür Eden Üyeler: |
acizkul (25 Ocak 2012) |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Türkiye'deki Evliyaların Kabirlerinin Bulunduğu Şehirler. | Necmi | İz Bırakanlar | 3 | 06 Eylül 2011 16:13 |
| İdam TÖrenİ Ve Yan Yana 47 Sehpa | Necmi | İbretli Makaleler | 0 | 25 Şubat 2008 01:21 |