Nuruahlal'a Hoş geldiniz.. Dost Kapımızdan Sizde Girin İçeri... Allah'ım Gönlümüzde Olanı Hakkımızda Hayırlı Eyle, Hakkımızda Hayırlı Olanı Gönlümüze Razı Eyle Amin.. Nuruahlal'a Hoş geldiniz

Go Back   NURUAHLAL > Huzur Köşesi > İlmihal
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

İlmihal Namaz, Zekat, Kurban, Oruç, Hac, Teyemmüm, Abdest, Gusül, vb. Mevzular. Lütfen İktibaslarınızda KAYNAK belirtiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22 Mart 2009, 16:25   #1
Peygamber Ocağında
 
GüLe SevdaLı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04 Şubat 2008
Mesajlar: 5.038

Ettiği Teşekkürler: 4.675
2.479 Mesajı 4.404 Teşekkür Aldı
Standart Günah Açısından Namaz...!!!

GÜNAH AÇISINDAN NAMAZ...!!!


Ruhla sonsuzlaştırılan ve akılla bilinçlendirilen insan,
ölünce bir saman çöpü gibi çürüyüp yok olmayacak
ve mahşere kadar, dünyadaki inancı ve yaşantısı
ile orantılı olarak, ya Cennet bahçesine dönüşen
kabrinde rahat ve mutlu olacak veya Cehennem
çukuruna dönüşen kabrinde azap olacaktır.

Hazreti İsrâfil, sûr'a üfürüp,
"Ey çürüyen kemikler, kalkın!"
diye bağırınca, kendini mahşerde bulacaktır.

Kıyâmet denilen o korkunç anda, maddesel ve
fiziksel açıdan başka şekle dönüşen ve çok büyüyen
dünya, yeni düzende Güneş'in çok yakınında olacak.
Bu nedenle Dünya'yı, cehennemî bir
sıcaklık kasıp kavuracak.

Yüce Allah buyuruyor;
"O gün (kıyamet olayında) Dünya, başka bir dünyaya
ve gökler de (başka düzene) dönüştürülecek"
İbrahim-48

İşte, öyle bir ortamda Dünya'nın en az günah işlenen,
en az kan dökülen ve o günkü düzende
Dünya'nın Güneş'e en yakın olduğu
yerinde mahşer yeri kurulacak ve sorgulama başlayacak.

(Hiç bir kaynağa dayanmayan âcizâne kanaatime göre,
mahşer yeri güney kutbunda olabilir.)

İlâhi adâletin kesinlikle gerçekleşeceği,
mazlumların, zalimlerden hakkını alacağı,
her çeşit baskıcı sistemlerin ve zorbaların
şiddetle cezalandırılacağı mahşer yerindeki
Mahkeme-i Kübrâ'da, önce amel defterleri dağılacak
ve İlâhî Mîzan (tartı) kurulacak.

Yüce Allah buyuruyor;"
O gün, vezin (tartı) haktır (gerçekleşecektir).
Kimin mîzanları (sevapları) ağır gelirse,
kurtuluşa erenler onlardır.
"Araf-8

Mahşer yerindeki sevap ve günahları
belirleyen ilâhi mîzanda, sevapları ağır (çok) gelenler,
hiç korku, hüzün duymadan; peygamberler, sıddıklar,
şehidler, evliyalar ve salih mü'minlerle birlikte,
mânevî feyizler, ruhsal zevkler ve sonsuz
coşku ile Cennet'e gireceklerdir.

Sevapları hafif kalıp, günahları ağır basanlar da;
şeytanlar'la, nemrutlar'la, firavunlar'la,
Ebu Cehiller'le ve günümüzdeki onların
uzantılarıyla birlikte, ateşten zincirlere
bağlanıp Cehennem'e atılacaklardır.

Sevgili kardeşlerim!

Ellerimiz enselerimize bağlanıp, ayaklarımıza
ateşten zincirler vurulup ve korkunç zebânîler
tarafından yerlerde sürüklenip Cehennem'e
atılmak istemiyorsak, Allah rızası için can
simidimiz olan beş vakit namaza sarılalım.

Neden mi?

Zerre zerre (en küçük) günahların ve zerre zerre
sevapların mîzâna konduğu günde, kabul olunan bir
vakit namazın sevabı mîzandaki günah-sevap dengesini
alt üst edeceği gibi, kılınmayan bir vakit namazın
günahı da günah-sevap dengesini alt üst edecektir.

Taberânî'nin rivayet ettiği bir hadiste, Peygamberimiz;
"Kıyâmet (mahşer) günü, kulun sorgulaması
namazdan başlayacaktır.
Eğer, beş vakit namazı tamam ise,
felâha (Cennet'e) kavuşacak,
namazı noksan ise hâb-ü hüsranda
(Cehennem'de)kalacaktır."

Müslim'in rivayet ettiği bir hadiste Peygamberimiz;
"Kişi ile küfür (kâfirlik)arasındaki fark,
namazı terk etmektir" buyurmuştur.

İslâmın temel ilkelerinin ikincisi olan
beş vakit namaz, îmâna en yakın bir ibâdet olduğu gibi;

Beş vakit namazı terk etmek de,
küfre (kâfirliğe)en yakın bir günahtır.

Beş vakit namazı kılmak ve kılmamak,
birbirinin tam zıddı iki karşıt uçlardır.

Tekbirle başlayıp, selâmla noktalanan namazın
son uzantısı, Cennet ve Cemâlüllah'tır.

Gafletle başlayıp, inatla noktalanan
namazsızlığın son uzantısı, Cehennem ve azaptır.

Yüce Allah buyuruyor;
"Mü'minler,
kesinlikle felâha (Cennet'e ve Cemâlüllah'a) kavuştular.
Onlar, namazlarında huşû edicilerdir
(Namazlarını inanç, bilinç, ihlâs ve huşû ile kılıcılardır.).
" Mü'minûn 1-2

Allah'a inanan ve namazlarını dosdoğru, güzelce ve huşû,
huzur ile kılanlar,
kesinlikle Cennet'e ve Cemâlüllah'a kavuşacaklardır.

Ya namaz kılmayanlar?

Cennet ehli Cennet'e ve Cehennem ehli
Cehennem'e girdikten sonra, Cennet'tekiler
mücrimlere (günahkârlara) soracaklar;
"Sizleri (en kızgın) Sakar Cehennem'ine
sokan nedir? Diyecekler ki, bizler namaz
kılıcılardan değildik."
Müddessir42-43.

En kızgın ve en korkunç Sakar
Cehennem'inde yana yana kara kömüre
dönen günahkârlara suçları sorulduğu zaman,
öncelikle namaz kılmadıklarını söyleyecekler
ve namazsızlığın en büyük suç ve günah olduğunu
itiraf edecekler.

İşte, namazsızlığın son uzantısı olan Cehennem
ve korkunç azaplar.

Yüce Allah buyuruyor;
"Onlardan (Peygamberlerden ve peygamberlere
tâbî olanlardan)sonra öyle bir nesil geldi ki,
namazlarını kılmadılar ve şehvetlerine
(hayvansal duygularına)tâbî oldular.
Onlar yakın bir gelecekte (Cehennem'deki)
gayyaya atılacaklardır."
Meryem-59

Dinin direği ve mü'minlerin Mîrâcı olan
ve insanları günahlardan koruyucu özelliği
bulunan beş vakit namazdan kopanlar,
şehvetlerinin ve hayvansal duygularının
tutsağı olarak her türlü haramlara yönelirler
ve sonuçta Cehennem'deki gayya deryasında
fokur fokur kaynarlar.

Namazın yerine, başka hayırlar ve başka
sevaplar yapılsa olmaz mı?Beş vakit namaz şart mıdır?

Kendisinden trafik ehliyeti istenen
kişinin, bunun yerine sağlık cüzdanı göstermesi,
ne derece geçersiz, gülünç ve ahmaklık ise,
Yüce Allah'ın "Namaz kıl!" emrine karşı,
ben namaz kılmam ama, başka hayırlar yaparım demesi,
daha geçersiz, daha gülünç,
daha ahmaklık ve apaçık bir sapıklıktır.

İslâmın şartı beştir. Bu beş şartın ikincisi namazdır.
Demek ki beş vakit namazın kılınması
şarttır ve şartın genel anlamı, olmazsa olmaz demektir.

Sevgili Peygamberimiz;"Namaz dinin direğidir.
Namazı kılan, dinin direğini dikmiş ve namazı
terk eden, dinin direğini yıkmıştır." buyurmuştur.

Dinin direğini yıkan kişinin, nefsinin isteği
doğrultusunda bir hayır yapmakla övünmesi ve ona güvenmesi,
akılcı bir iş ve çıkar bir yol değildir.

Namazdan kopanlar ve namazın mânevî feyizlerinden,
ruhsal zevklerinden yoksun kalanlar,
dengesiz ve düzensiz bir yaşamın kurbanı olurlar.
Kendilerini tatmin edebilmek,
gönül darlığından ve ruhsal bunalımlardan
kurtulmak için,
nefislerinin hayvansal duygularına tâbî ve teslim olurlar.

Günlük beş vakit namazı kılmayanlar,
her gün beş defa Yüce Allah'a isyan ederek,
en büyük günahı işleyenler,
diğer günahları işlemede bir sakınca görmezler ve sonuçta,
akan kanların ve irinlerin toplandığı gayya'da fokur,
fokur kaynayarak cezalarını çekerler.

Ancak, tevbe edip namaza başlayanlar ve düzenli
bir şekilde kazâ namazlarını kılanlar,
günahlarından kurtulunca, Dünya'da ruhsal
huzura ve âhiret'te Cennet'e kavuşurlar.

Namaza başlamak istediği halde,
bir türlü başlayamayan, nefsine ve
şeytana yenilen kardeşlerime tavsiyem;
"Siz, namazı düşünmeyin.
Öncelikle namazın anahtarını ele geçirmeye çalışın.
Yani, abdest alın."

Abdest, namazın anahtarı ve mü'minlerin silahıdır.
Bir elinizde anahtar ve diğer elinizde silah olduğu zaman,
şeytan yanınıza yaklaşamadığı gibi,
nefsinizin tenbelliği, miskinliği gider
ve rahatça namazı kılar ve gerçek
mü'minlerden olursunuz.

Peki, gerçek mü'minler kimlerdir?

Yüce Allah buyuruyor;
"Gerçek mü'minler ancak şunlardır ki,
Allah'ın ismi anıldığı zaman
(saygı ve sevgiden) kalpleri ürperir.

Onlara Allah'ın âyetleri okunduğu zaman
îmânları (daha) güçlenir ve onlar,
yalnızca Rab'lerine tevekkül ederler.
Onlar (beş vakit) namazlarını dosdoğru,
güzelce kılarlar ve kendilerine verdiğimiz
rızık (mal) dan Allah yolunda infak ederler.

İşte onlar, hakiki ve gerçek mü'minlerdir.
Onlar için Rab'leri katında (mânevî)dereceler,
günahlarının bağışlanması ve (Cennet'te)sonsuz,
tükenmez nimetler vardır."
Enfal 2-3-4.

Alınları secde görmeyen, dine,
irticâ ve dindarlara mürtecî diyen
ve gerçek müslümanları din istismarcılığı ile suçlayıp,
kendileri dinsizliği istismar edenler ve bundan
bir çıkar sağlayanlara bir sözüm yok.

Ancak, önce nefsime ve sonra benim gibi
yattığı yerde Cennet'i isteyen müslümanlara soruyorum;

O yüceler yücesi güzel Allah'ın,
celle celâlühû ismi anıldığı zaman,
gerçekten duygulanıyor ve kalplerimizde
bir titreşim oluşuyor mu?

Yanımızda, O güzel Allah'ın kitabı Kur'an
okunduğu zaman, Kur'an kurslarında
okuyan yavruları gördüğümüz zaman,
göğüslerimiz kabarıyor ve
imânımız daha güçleniyor mu?

Geleceğimiz açısından hiç kuşku duymadan,
kadere îmân edip, yalnızca Allah'a güvenip,
tevekkül edebiliyormuyuz?

Baskı, zulüm ve zorbalıklar karşısında,
Allah'ın dininden taviz vermeden namazımızı
kılabiliyor ve başımızı örtebiliyor muyuz?

Beş vakit namazı hiç aksatmadan, vaktinde,
dosdoğru ve en güzel bir şekilde
kılmaya özen gösteriyor muyuz?

İslamın güçlenmesi ve bilinçli müslümanların
yetişmesi için, Allah yolunda
malımızı infak edebiliyor muyuz?

İnancımız ve yaşamımız,
bu âyetlerle uyumlu ve paralel ise,
"Elhamdülillâh" diye Allah'a şükürler edelim.

Aksi davranışta olanlar, Allah'ın adı
anıldığı ve ezanlar okunduğu zaman,
kılları kıpırdamayanlar ve kalpleri taş
gibi duyarsız olanlar.

Yanlarında Kur'an okunduğu zaman sıkılanlar
ve ezan sesinden rahatsız olanlar.

Kapanan Kur'an kurslarından,
İmam-Hatip okullarından ve başları
zorla açılan kızlardan dolayı kıvanç duyanlar.

İslâma saldıran boyalı basını okuyup,
içine sindirenler.

Lütfen akılcı olsunlar, gerçekçi olsunlar,
geçmişi unutmayıp, geleceği düşünsünler.

Yoktuk, yaratıldık, var olduk.

Bebektik, emekledik, yürüdük,
koştuk, yetişkin olduk.

Evlendik, eşimiz, çocuklarımız oldu.

Çalıştık, malımız, mülkümüz,
servetimiz oldu.

Unuttuk, Dünya' nın geçici olduğunu,
zevklere daldık.

Yaşlanınca, eski günleri hastane kapılarında aradık.

Azrâil yapışınca yakamıza, iş işten geçecek.

En yakın dostlar ölünce, bizden ürperecek.

Kara topraktan başka yatacak yerimiz yok.

Allah birdir, başka Rabbimiz yok



Hakkinizi helal edin biraz fazla uzun oldu yazi...

Teşekkürler


Rabbim yar ve yardimcimiz olsun..!

Selam ve dua ile


__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Tevafuklu Kur'ân-ı Kerîm Okuyup Dinleyebilmek için [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

forumumuzda görev almak ister misiniz.lütfen [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
GüLe SevdaLı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
GüLe SevdaLı Kullanıcısına;
Bu Mesajı için
2 üye Teşekkür etti:
Bahar (22 Mart 2009), Necmi (24 Mart 2009)
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Üç Ayların Önemi ve Duaları istisna Mübarek Ay Gün ve Geceler 3 Dün 13:37
Kul Hakkı Namazı Necmi Namazlarımız 9 05 Kasım 2011 10:34
Namazla aramıza giren 10 bahane! EbediNur Namazlarımız 1 02 Şubat 2011 22:20
Günah Açısından Namaz...!!! GüLe SevdaLı Namazlarımız 0 02 Ağustos 2009 14:40
Günah Açısından Namaz...!!! GüLe SevdaLı Dini bilgiler 0 20 Haziran 2009 13:26


sinan525 saat..


vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd
“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” Hz. Muhammed (S.A.V)
NuruAhlal.com