NuruAhlal.com'a Hoşgeldiniz.NuruAhlal.com'a Hoşgeldiniz.NuruAhlal.com'a Hoşgeldiniz.
1) Herkezin Düşüncelerine Saygı Duyulması Zorunludur.. 2) Mesajlarda Fikir Alışverişini Aşan, küfürlü, şahsa veya herhangi bir kuruluş ve Kuruma hakaret veya Ispatı İmkansız eleştiri içeren ve kötüleyen yazılar, sıfatlar kullanmak yasaktır. 3) Her Mesajın, E-mail adresleri, IP numaraları Loglar Halinde Kayıt Edilecektir.. Forumda Yazılan Her fikir ve düşünce Yazara Aittir.. 4) Üye olurken; ahlaksız, anlamsız ve sırf üye olmak için formalite icabı girilen nickler banlanır. 5) İmza alanlarına siyasi amaçlı yazılar, reklam veya üyelik gerektiren forum tarzında linkler vermek yasaktır. 6) Farklı nick veya e-mail kullanarak birden fazla üyelik alınımı tespiti durumunda hepsi süresiz olarak banlanır. 7) Foruma üye olan herkes bu şartları kabul etmiş sayılır. 8) Forum admin ve yöneticileri kurallara uymayan mesajları değiştirme ve silme hakkına sahiptir. 9) Kesinlikle mesajınızı ve konu başlığınız büyük harfle yazmayınız. Büyük harfle yazılmış kelime kullanmayınız. 10) Günlük konu açma sayısı 5'dir. Sınırsız olarak konu okuyup mesaj atabilirsiniz 11) İnsanlık, Toplum ve Forum Adabınına Uyulduğu Sürece Başkada kuralımız yok.. Unutmayınız ki; Kendinize Gösterilmesini İstediğiniz Saygıyı, Lütfen Karşınızdakine de Gösterelim ...
]|I{•------» NuruAhlal «------•}I|[

O Ramazan ayı ki, insanlara doğru yolu gösteren, apaçık hidayet delillerini taşıyan ve hak ile bâtılın arasını ayıran Kur'ân, o ayda indirilmiştir." Bakara Sûresi 185

Nurlu Dostlar Ramazan-ı Şerifiniz Mübarek Olsun



Geri git   NURUAHLAL >
Haberiniz Olsun
> İl İL Türkiye
Kayıt ol Yardım üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

İl İL Türkiye İl İL Güzel Türkiyemiz

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-06-2009, 15:38   #1
Kırçiçeği
Onursal Üye
 
Kırçiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: ESKİŞEHİR
Mesajlar: 1.081

Ettiği Teşekkürler: 675
354 Mesajı 509 Teşekkür Aldı

Gösterdiği Tepkiler: 7
4 Mesajı 4 Tepki Aldı
Standart Iller...






TARİHİ BİLECİK EVLERİ


BİLECİK NEREDEDİR?


Marmara Bölgesi'nin güney doğusunda; Marmara, Karadeniz, İç Anadolu ve Ege Bölgelerinin kesim noktaları üzerinde yer alan Bilecik ili doğudan Bolu ve Eskişehir, güneyden Kütahya, batıdan Bursa, kuzeyden Sakarya illeri ile çevrilidir. İl, küçük tepelik alanlar ile dik ve derin vadilerle yarılmış aşınım düzlüklerinden oluşur. Güney ve güneybatı kesimleri oldukça engebeli olup, kuzey kesimi, Sakarya Irmağı vadisi diğerlerine göre daha düzdür. En önemli akarsuları Sakarya Nehri ve onun kolları ile güneydeki Sarı Su'dur. Doğu yönünden il sınırları içerisine giren Sakarya, kuzeye doğru bir yay çizer ve Karasu Göynük Çayı ve Göksu'nun kollarını içine alır. Sakarya'nın Bilecik sınırları içerisindeki uzunluğu 80 km.yi bulur. Sakarya'nın vadisi bir çok yerde oldukça dar ve derin olmakla beraber, ilin orta ve kuzey kesimlerinde genişler. Güneyde Yeşildağ yakınlarında doğan Sarı Su, doğuya doğru akar ve il sınırlarının dışına çıkar. Sarı Su zaman zaman taşkınlıklara yol açtığından, üzerine 1976'da Dodurga Barajı kurulmuştur. Dodurga Gölü dışında ilin kuzeyinde de Çerkeşli Gölü yer alır. İlin topraklarını küçük bölümler halinde oluşturan ovalar Sakarya Vadisi boyunca küçük düzlükler halindedir. Güneyde 60 km.lik bir alanı da Bozüyük Ovası kaplar. Bilecik'in yüzölçümü 4.307 km2 olup, toplam nüfusu 194.326'dır.

İlin ekonomisi tarıma dayalıdır. En çok tahıl, şeker pancarı, ayçiçeği, şerbetçiotu, üzüm, meyva ve sebze üretilir. Bira sanayinin önemli maddesi olan şerbetçiotu burada üretilmektedir. Az da olsa hayvancılık ve hayvan ürünleri ekonomisinde yer almaktadır. Ayrıca yöreden çıkarılan mermeri işleyen küçük atölyeler, ipekli dokumacılık ve kozacılık da yapılmaktadır.Bilecik'te ilk yerleşimin başlangıcı kesinlik kazanamamakla birlikte, MÖ 3000'den öncelere indiği sanılmaktadır. Anadolu'da Tunç Çağına geçiş sürecinde önemli bir yeri olan Bilecik'ten MÖ 3000'lerde tunç yapımı için kalay çıkarıldığı bilinmektedir. İlin bilinen en eski isimleri Agrilion ve Agrillum'dur. Daha sonraki dönemlerde Bilecik Bizans İmparatorluğu sınırları içine giren bir yerleşim yeri olmuştur. Bilecik yöresi MÖ.1200'lerde Friglerin egemenliği altına girmiş, MÖ. 546'da Perslerin yönetimine geçmiştir. Büyük İskender'in MÖ.334'te Anadolu'da Pers egemenliğine son vermesiyle birlikte, Helen uygarlığı Roma dönemine kadar sürmüştür. Bilecik'in de içerisinde bulunduğu Bithynia Devleti MÖ.74'te Roma egemenliğini kabul etmiş ve Pontus Krallığı ile birleştirilerek, Roma'nın Anadolu eyaletini oluşturmuştur. Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasından sonra da Bizans yönetimine girmiştir. Doğu Roma (Bizans) döneminde şehir Belekoma ismiyle anılıyordu. Bilecik o zaman, şimdiki Bilecik'in doğusunda, Hamsu ve Tabakhane derelerinin oluşturduğu vadiler arasındaki bir kaya çıkıntısı üzerine inşa edilen kale çevresinde kurulmuştu. Bizans döneminde Belekoma Kalesi Bilecik'te inşa edilmiş olup, bu dönemde Bilecik bir Tekfurluk idi. Abbasi Halifesi Harun Reşid döneminde (797), Bithynia bölgesinin diğer şehirleri gibi Bilecik ve Söğüt civarı da fethedilerek Abbasi idaresine sokulmuştur. Çevresi kale ile korunan Belekoma kenti tarih içinde Bizanslılar-Emeviler ve Bizanslılar-Abbasiler arasında birkaç kez el değiştirmiştir.

Malazgirt Savaşı'ndan (1071) sonra Selçukluların boyu olan Kayıların bir bölümü Ertuğrul Bey yönetiminde batıya doğru ilerlemiş ve Söğüt çevresine yerleşmişlerdir. Osmanlı vaka-i namelerinde Kayıların Söğüt ve çevresine 1230 yıllarında yerleştikleri belirtilmektedir. 1231 yılında İznik İmparatorluğu ile Selçuklular arasında yapılan savaşa Ertuğrul Bey de akıncı olarak katılmıştır. Selçuklu ve Bizans orduları arasında Sultanönü mevkiinde meydana gelen savaşın sonucunda Bizans ordusu yenilmiş, Karacadağ ve Söğüt dolayları Büyük Selçuklu Devleti'nin eline geçmiştir. I.Aleaddin Keykubat Belekoma (Bilecik) Tekfurunu vergiye bağlamış, savaşta büyük yararlıklar gösteren Ertuğrul Bey'e Söğüt'ü mülk, Domaniç'i de yaylak olarak vermiştir. Osmanlı kaynaklarına göre Ertuğrul Bey 1281 yılında ölmüştür. Türbesi Söğüt ilçesinde bulunmakta ve her yıl Söğüt'te düzenlenen Ertuğrul Gazi Şenlikleri ile anılmaktadır Ertuğrul Gazi'nin ölümünden sonra Kayıların başına Osman Bey geçmiştir. Osman BeY Bizans'a karşı savaşmış ve sürekli başarılı olmuştur. Kayıların bu başarılarında Şeyh Edebali'nin büyük payı olmuştur. Fakih Şeyh Edebali Kayı Ahilerinin önderi idi. Şeyh Edebali o sıralar Eskişehir ili sınırları içindeki İtburnu Köyünde oturuyordu. Daha sonra medresesini Söğüt ve son olarak da Bilecik'e taşımıştır. Osman Bey 1286 yılında İnegöl yakınındaki Hisarcık kalesini Bizanslılardan almıştır. 1287 yılında İnegöl Tekfuru'nu Domaniç yakınındaki İkizce'de (Erice) yenilgiye uğratmıştır. Bu sırada Selçuklu Sultanı III. Alaeddin Keykubat büyük bir ordu ile Karacahisar önlerine gelmiş ve Osman Bey'in kuvvetleriyle birleşerek Bizans elindeki bu kaleyi kuşatmıştır. Kuşatma sürerken Selçuklu Sultanı geri döndü. Osman Bey'e bir sancak, tuğ alem ve gümüş takımlı bir at göndererek Söğüt ve Eskişehir'i de içine alan bu sancağı Osman Bey'e vermiştir. Bundan sonra Karacahisar'daki Rum kilisesini camiye çeviren Osman Bey ilk kez kendi adına hutbe okutmuş (1289), böylece Osmanlı Devletinin kuruluşunun başlangıcı olmuştur. O sıralarda Bilecik henüz Türkler tarafından fethedilmemiş, Bizanslılara ait bir kentti. Osman Bey Bilecik (Belekoma) ve Yarhisar tekfurları vergiye bağlanmış, ardından 1299 yılı yaz başında Belekoma kalesini ve peşinden Yarhisar kalesini fethetmiştir. Bilecik, Yıldırım Bayezid dönemine kadar Osmanlı yönetiminde kalmış, ancak, 1402 yılında Ankara Meydan Savaşı'nda Bayezid'in Timur'a yenilmesi sonucunda 2 ay kadar Timur'un hakimiyetine geçmiş ve Çelebi Sultan Mehmet tarafından geri alınmıştır. Osmanlı yönetimi sırasında Bilecik daha da gelişmiş, ancak, şehrin kurulu bulunduğu alanın iskân için uygun olmaması daha hızlı gelişmesini engellemiştir. Bununla birlikte Bilecik Bursa ve İznik'ten Eskişehir'e ve Anadolu içlerine giden yol üzerinde önemli bir konaklama ve dinlenme yeri olarak önemini korumuştur
.
<------- Kırçiçeği Kullanıcısının İmzası-------->


[CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]DÜNYADA HİÇ KİMSEYE GÜVENME; ÇÜNKÜ BEYAZ GÜLÜN GÖLGESİ BİLE KARADIR!...[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER]





[CENTER][IMG]http://img225.imageshack.us/img225/5465/002eq6.jpg[/IMG][/CENTER]
[SIZE=5][COLOR=indigo][FONT=Lucida Sans Unicode]Ey [FONT=Comic Sans MS]Rabbim! Bilerek veya bilmeyerek işlediğim günahlarımı mağfiret et! Senden işimde rüşde hidayet etmeni istiyor, nefsimin kötülüklerinden sana sığınıyorum... 24da7[/FONT][/FONT][/COLOR][/SIZE]
Kırçiçeği isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Kırçiçeği Kullanıcısına;
Bu Mesajı için
Teşekkür Eden Üyeler:
Mahmut (03-20-2009)
Alt 03-06-2009, 15:40   #2
Kırçiçeği
Onursal Üye
 
Kırçiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: ESKİŞEHİR
Mesajlar: 1.081

Ettiği Teşekkürler: 675
354 Mesajı 509 Teşekkür Aldı

Gösterdiği Tepkiler: 7
4 Mesajı 4 Tepki Aldı
Standart

Ben De Illeri Tanıtalım Dedim, Tabi Kendime Biraz Ayrıcalıklı Davrandım önce Bilecikküçücük şirin Yemyeşil Bir şehir..
<------- Kırçiçeği Kullanıcısının İmzası-------->


[CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]DÜNYADA HİÇ KİMSEYE GÜVENME; ÇÜNKÜ BEYAZ GÜLÜN GÖLGESİ BİLE KARADIR!...[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER]





[CENTER][IMG]http://img225.imageshack.us/img225/5465/002eq6.jpg[/IMG][/CENTER]
[SIZE=5][COLOR=indigo][FONT=Lucida Sans Unicode]Ey [FONT=Comic Sans MS]Rabbim! Bilerek veya bilmeyerek işlediğim günahlarımı mağfiret et! Senden işimde rüşde hidayet etmeni istiyor, nefsimin kötülüklerinden sana sığınıyorum... 24da7[/FONT][/FONT][/COLOR][/SIZE]
Kırçiçeği isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Kırçiçeği Kullanıcısına;
Bu Mesajı için
2 üye Teşekkür etti:
Mahmut (03-20-2009), nefise (03-06-2009)
Alt 03-18-2009, 15:38   #3
Kırçiçeği
Onursal Üye
 
Kırçiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: ESKİŞEHİR
Mesajlar: 1.081

Ettiği Teşekkürler: 675
354 Mesajı 509 Teşekkür Aldı

Gösterdiği Tepkiler: 7
4 Mesajı 4 Tepki Aldı
Standart Aksaray

AKSARAY
Aksaray, İç Anadolu Bölgesi'nde Niğde'nin batısında, Konya'nın doğusunda, Ankara'nın güneyinde bir ildir. Yaklaşık 400.000 nüfusa sahip ve yüzölçümü olarak 7.626 m² dir. 6 İlçe, 48 Belediye ve 146 Köy'e sahiptir.

Konu başlıkları [gizle]
1 İsmin kökeni
2 Tarih
2.1 İbn-i Battuta'nın Büyük Dünya Seyahatnâmesi'nde Aksaray
2.2 Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'sinde Aksaray
3 Aksaray'ın Vilayet Oluşu
4 Aksaray nüfusu
5 Arkeoloji ve Mimarlık
6 Tarihi ve Turistik Zenginlikler
6.1 Müzeler ve Ören Yerleri
6.2 Camiler, Türbeler, Kiliseler
6.3 Hanlar
6.4 Kuş gözlem alanları
6.5 Gezilecek Yerler
7 Kaynak
8 Dış bağlantılar



İsmin kökeni [değiştir]Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçarslan, şehirde camii, medrese, kümbetler ve büyük ve beyaz bir saray yaptırdı. Şehir “Aksaray” adını işte bu beyaz saraydan aldı.


Tarih [değiştir]İlkçağ'da Arkhelais adını taşıyan kenti, son Kapadokya kralı Arkhelaos'un Garsuara adlı yerleşmeyi geliştirerek kurduğu sanılmaktadır. Roma İmparatoru Cladius I kente koloni ayrıcalığı tanıdı. Ayrıcalık, Anadolu'daki birçok önemli yolun kavşak noktasında bulunan kentin daha da gelişmesine yol açtı. Bizans ile müslüman Araplar arasında birçok kez el değiştiren şehir Malazgirt Savaşı'nın (1071) ardından Türkler'in egemenliğine girdi. Kılıç Arslan II (1155-1192), yıkık durumdaki Aksaray'ı bir İslam kenti olarak yeniden kurdu, kentin çevresini surla çevirdi, camii, medrese, çarşı, hamam vb. yaptırdı. Azerbaycan'dan getirdiği din bilgini, zenaatkâr ve tüccarları kente yerleştirdi. Ticaret yolları üzerinde bulunan Aksaray, Anadolu Selçuklu Devleti'nin önemli merkezlerinden biri olarak gelişti. Selçuklu'lardan sonra Karamanoğulları'nın eline geçti. Bir süre Eretna Beyliği'nin egemenliğinde kalan kente (1341-1365), Karamanoğulları yeniden egemen oldu. 1396'da Yıldırım Bayezid tarafından ele geçirildiyse de Timur istilasından sonra yeniden Karamanoğulları'nın eline geçti. 1467'de Fatih Sultan Mehmet, Aksaray'ı kesin olarak Osmanlı topraklarına kattı. Aksaray Cumhuriyet döneminde 1924'te il durumuna getirildi. 1933'te ilçe olarak Niğde'ye bağlandı. Ancak 1989'da yeniden il oldu.


İbn-i Battuta'nın Büyük Dünya Seyahatnâmesi'nde Aksaray [değiştir]14.yy İbn-i Battuta'nın kaleminden kayda geçen bilgiler:
Sultan Bedreddin'in yanında çok kısa süre kalarak Aksaray'a hareket ettik. Burası Bilâd-ı Rûm'un en güzel ve sağlam şehirlerindendir. Her yandan akarsular ve bağlarla çevrilidir. Şehirden üç kanal geçer ve bunlar evlerin içinden akar. Şehrin içinde üzüm bahçeleri, bağlar ve bostanlar vardır. Aksaray'ın koyun yününden üretilen zarif halı ve kilimlerinin dünyada bir benzeri daha yoktur. Bunlar, Şam, Mısır, Irak, Hindistan, Çin ve diğer Türk ülkelerine ihraç edilir.

Aksaray, Irak Sultanı'nın idaresi altındadır. Burada Eretna Beğ'in naibi Şerif Hüseyin'nin zaviyesine indik. Eretna Beğ, Irak hükümdarının Bilâd-ı Rûm'daki genel valisiydi. Şerif Hüseyin ise Ahiler'den olup, beldede yoldaşları pekçoktur. Bize son derece ikram ve izzette bulunarak aynen diğerleri gibi dostça davrandı.


Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'sinde Aksaray [değiştir]17.yy Evliya Çelebi'nin kaleminden kayda geçen bilgiler:
Bor kalesinden Aksaray'a gitmemiz
İlk durağımız Ortaköy oldu. Aksaray Sancağı'nda yüzelli akçe payesiyle ayrı bir kazadır. Geniş ve ürünü bol bir kaza olup bağ, bahçe, cami ve mescidi olan gelişmiş bir köydür. Bu köye bağlı otuzaltı adet nahiye köyleri vardır. Buradan kuzey tarafa doğru gidip köylerden geçtik. Bir menzilde Harvadalı Köyü'ne geldik. Burası da meyvesi bol, verimli, güzel, hanı, hamamı ve camii olan bir Müslüman köyüdür. Aksaray nahiyeleri köylerindendir. Buradan da kuzeye doğru giderek Aksaray şehri vardır. Aksaray
Bu şehrin Şem'un Safâ'nın isteği ile yapıldığını söylerler. Hükümdardan hükümdara geçtikten sonra Herakl adlı kıralın oğlu Helena'nın elinde iken, adı geçen kıral, Arap kavminin üzerine sefer açmıştır. Binlerce pis askeri ile Şam üzerine giderken, Safraz denilen yerde yenilgiye uğramış ve kendisi de ölmüştür. Yerine, oğlu Mikale kıral olmuştur. Sonra bununda elinden Melik Mesud'un oğlu İzzeddin Kılıç Arslan 569 tarihinde burayı almıştır. Fetihten sonra bu şehirde nice büyük evliya oturduklarından, bu şehre birçok tarihçiler "Sâlihler yeri" demişlerdir.

Aksaray denmesinin sebebe de şudur:
Kılıç Arslan'ın taht merkezi olması dolayısı ile ona büyük bir saray yaparlar. Saray giriş kapısının sağında ve solunda tunçtan iki adet heybetli arslan heykeli varmış. Bu saraya bir kötülük yapılmak istense, yapmak isteyen kişi, bu arslanların ağızlarından saçtığı kıvılcımlardan helâk olurmuş. Bu saray uzaktan bembeyaz göründüğünden, bulunduğu şehire de Aksaray demişler. Rumlar bu şehre halen Pegahelna derler.

Şehir, sonra Karamanoğlu Yakub Bey'in eline geçmiş ve O'ndan da Yıldırım Beyazıt Hân'ın eline geçmiştir. Hâlen Osmanlı Devleti'nin elinde olup, Gâzi Süleyman Hân kaydı üzere Karaman Eyâleti'nde sancakbeyi merkezidir. Kanun üzere, yılda beyine yirmi kese gelir olur. Beşyüz askere sahip bir tuğlu mirlivadır. Alaybeyisi, çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Kanun üzere cebeliler ile bin askeri olur. Yüzelli akçelik şerif kazadır. Kadısına senede beş kese gelir olur. Müftüsü, nakîbi, kethüdâ yeri, yeniçeri serdârı, kale dizdârı, muhtesibi, şehir subaşısı, âyân ve eşrâfı, saygın zâtları vardır.

Aksaray Kalesi
Geniş bir alanda, büyük bir ırmak kenarında dört köşeli, taş yapılı, sağlam yapılı bir kaledir. Tâ şehrin ortasında yapılmıştır. Burç ve kuleleri o kadar yüksek değildir. Bütün burçları, dişleri ve bedenleri ile mazgal delikleri, hesaplı olarak düzenlenmiş kuleleri hep birbirine bakar. Kuşatma sırasında, her kulenin güçlü savaşcıları tüfek ile kuleleri korurlar. Hisarları tarafında beş kapısı vardır. Küçükkapı batıya bakar. Demirkapı kıbleye açılır. Keçikapısı da kıbleye doğru açılır. Ereğlikapısı güneye doğru, Konyakapısı da batı tarafına açılır. Bu kapıların nöbetçileri, vergi alan muhtesib kimselerdir. Kale içinde isyancılar zamanında buğday saklamak için ambar yapılmıştır. Cephaneliği yoktur. Ramazan ayında ve başka şenliklerde atılan büyük topları vardır.


Camileri


Karamanoğlu İbrahimbey Camii
Eski bir ibâdet yeridir. Dört kemer üzerine kargir kubbeli bir camidir. Cami içinde oniki adet sütun ile iki adet sanat eseri kapı vardır. Minberi, müezzinler yeri sade ve güzeldir. Yuvarlak minaresi camiden uzak olup, cami kubbeleri kireçle örtülüdür.

Şeyh Hamid Veli Camii
Şeyhler Mahallesi'nde, kubbeli, bir minareli camidir.

Debbağlar Camii
Kireçle yapılmış, cemaati bol bir camidir.

El-Hac Seyyid Hasanefendi Camii
Başköprü yanında güzel bir camidir. bunlardan başka doksansekiz adet mescidi vardır.

Medreseleri


Yılancık Medresesi
eski bir yapıdır.

Sulu Medrese
çeşitli bilimler yeridir.

Karamanoğlu Camii Medresesi
bu medresenin öğrencilerine ve hocalarına vakıf tarafından aydan aya aylık ve erzakları verilir. Ayrıca parasız görev yapan dersiâmları da vardır. Halkı fıkıhçı olup ferâiz ilmini atalarından beri okuya gelmişlerdir.
Bu şehirde özel Kur'ân okulları yoktur. Fakat Kur'ân hâfızları pek çoktur. Şehir onyedinci örfi iklimdedir. Ortasından akan Uluırmak, imâreleri sulayıp Alâaddin köprüsünden geçer. Bursa gibi her evden su akar.

Ziyaret yerleri
Bu şehirde yedi binden fazla büyük evliyânın yattığı söylenmektedir. "Dâr'ül-ervâh" denilen bu yere nice defalar nur inmiştir. Üzüntülü olan bir kimse burayı ziyaret etse üzüntüsü gider.

Şeyh Hamid Veli; Rum diyarı irfân ehlinin başıdır. Üstü açık bir kubbede medfûndur. Çoğunlukla saralı kimseler ziyaret ederler. Buna yakın
Şeyh Kemal Sultan olgunluk yolunda tamama ermiş büyük bir zattır. Bunun yanında
Şeyh Pertevi Sultan, Yesevî tarihinde yahşi bir erdir.
Kırkkızlar; çoğunlukla kadınlar ziyaret ederler.
Şeyh Necmeddin Kibri,
Bedreddin Sultan Veli,
Hımarlı Dede Sultan şehir içindedir.
Gülhani Ali Dede,
Şeyh Gaznevî Sultan ve
Şeyh Hakîkî bin Şeyh Hamid Veli:El-hac Bayram Veli öğrencilerinden olup, Ankara'da ledün ilmini tamamlayıp Aksaray'da Bayramî tarikatinde öncü olmuştur.
Şeyh Butak, Taşpazarı Mahallesi'nde medfûn olup gönül erbâbının ziyaret yeridir. Cennetderesi semtinde Çelebilik ziyareti ve bunun üst yanında Hızırlık ziyareti vardır. *Kılıç Arslan Sultan'ın kabirleri de Hızırlık ziyaretgâhındadır. Bu Hızırlık'a yakın
Şeyh Hamza, Bayrami tarikatinin büyük zâtlarındandır. Bir de
Şeyh Hızır Efendi ziyareti vardır.
Aksaray'dan bir menzilde Sarıatlı Köyü'ne, oradan Ürgüp kazası içindeki Dübani'ye geldik. Halkı Müslümandır. Oradan Muşkara'ya ve sonra da Kayseri Kalesi'ne geldik.


Aksaray'ın Vilayet Oluşu [değiştir]H. 1336 M. 1920 yılında Aksaray Vilayet olmuştur. 1933 yılına kadar 13 yıl vilayetlik yaptıktan sonra vilayetliği lağvedilmiştir. 20 Mart 1933 tarihinde 2197 sayılı kanunun 3. maddesi ile Niğde’ye ilçe olarak bağlanmıştır.

1989 yılının 15 Haziran gününe kadar 56 yıl kaza olarak kalmış olan Aksaray, bu tarihte eski hakkı iade edilmek suretiyle tekrar vilayet olmuştur.



BULUNDUĞU YERİ BİLMEYEN KARDEŞİME
<------- Kırçiçeği Kullanıcısının İmzası-------->


[CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]DÜNYADA HİÇ KİMSEYE GÜVENME; ÇÜNKÜ BEYAZ GÜLÜN GÖLGESİ BİLE KARADIR!...[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER]





[CENTER][IMG]http://img225.imageshack.us/img225/5465/002eq6.jpg[/IMG][/CENTER]
[SIZE=5][COLOR=indigo][FONT=Lucida Sans Unicode]Ey [FONT=Comic Sans MS]Rabbim! Bilerek veya bilmeyerek işlediğim günahlarımı mağfiret et! Senden işimde rüşde hidayet etmeni istiyor, nefsimin kötülüklerinden sana sığınıyorum... 24da7[/FONT][/FONT][/COLOR][/SIZE]
Kırçiçeği isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-20-2009, 09:57   #4
Mahmut
Forum Yöneticisi
 
Mahmut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
üyelik tarihi: Feb 2008
Nerden: AKSARAY ve KIRŞEHİR
Mesajlar: 2.412

Ettiği Teşekkürler: 1.690
1.031 Mesajı 1.681 Teşekkür Aldı

Gösterdiği Tepkiler: 2
1 Mesajı 1 Tepki Aldı
Standart

tekeşekkür ederim abla ellerine sağlık


Alıntı:
Fatma´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Aksaray Kalesi
Geniş bir alanda, büyük bir ırmak kenarında dört köşeli, taş yapılı, sağlam yapılı bir kaledir. Tâ şehrin ortasında yapılmıştır. Burç ve kuleleri o kadar yüksek değildir. Bütün burçları, dişleri ve bedenleri ile mazgal delikleri, hesaplı olarak düzenlenmiş kuleleri hep birbirine bakar. Kuşatma sırasında, her kulenin güçlü savaşcıları tüfek ile kuleleri korurlar. Hisarları tarafında beş kapısı vardır. Küçükkapı batıya bakar. Demirkapı kıbleye açılır. Keçikapısı da kıbleye doğru açılır. Ereğlikapısı güneye doğru, Konyakapısı da batı tarafına açılır. Bu kapıların nöbetçileri, vergi alan muhtesib kimselerdir. Kale içinde isyancılar zamanında buğday saklamak için ambar yapılmıştır. Cephaneliği yoktur. Ramazan ayında ve başka şenliklerde atılan büyük topları vardır.




BULUNDUĞU YERİ BİLMEYEN KARDEŞİME
bu ben oluyorumm herhalde
heee
<------- Mahmut Kullanıcısının İmzası-------->



BİR HADİS-İ ŞERİF
Kim, Ramazan orucunu ve sevabını sırf Allah’tan bekleyerek tutarsa, onun geçmiş günahları affedilir. Buhari, İman 28
"Oruç, çok cihetle hakiki vazife-i insaniye olan şükrün anahtarı hükmüne geçer. " Bediüzzaman
Mahmut isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-20-2009, 14:09   #5
Kırçiçeği
Onursal Üye
 
Kırçiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: ESKİŞEHİR
Mesajlar: 1.081

Ettiği Teşekkürler: 675
354 Mesajı 509 Teşekkür Aldı

Gösterdiği Tepkiler: 7
4 Mesajı 4 Tepki Aldı
Standart

EVVVET SEN OLUYOSUN Bİ GİT GÖR BARİ,BEN BİLE GİTTİM
<------- Kırçiçeği Kullanıcısının İmzası-------->


[CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]DÜNYADA HİÇ KİMSEYE GÜVENME; ÇÜNKÜ BEYAZ GÜLÜN GÖLGESİ BİLE KARADIR!...[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER]





[CENTER][IMG]http://img225.imageshack.us/img225/5465/002eq6.jpg[/IMG][/CENTER]
[SIZE=5][COLOR=indigo][FONT=Lucida Sans Unicode]Ey [FONT=Comic Sans MS]Rabbim! Bilerek veya bilmeyerek işlediğim günahlarımı mağfiret et! Senden işimde rüşde hidayet etmeni istiyor, nefsimin kötülüklerinden sana sığınıyorum... 24da7[/FONT][/FONT][/COLOR][/SIZE]
Kırçiçeği isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-20-2009, 16:21   #6
Kırçiçeği
Onursal Üye
 
Kırçiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: ESKİŞEHİR
Mesajlar: 1.081

Ettiği Teşekkürler: 675
354 Mesajı 509 Teşekkür Aldı

Gösterdiği Tepkiler: 7
4 Mesajı 4 Tepki Aldı
Standart Tarihi Osmanlı Evleri







Eskişehir'in Odunpazarı semti kentin güney kesimindeki tepelerin üzerine kurulmuştur. Osmanlı sivil mimari örneklerini koruyan kent, kıvrımlı yolları, çıkmaz sokakları, ahşap süslemeli bitişik düzenli, cumbalı evleri ile örf, adet ve geleneklerini koruyarak bir bütün olarak günümüze kadar gelmiştir.
Odunpazarında dinsel ve sosyal amaçlı yapılar, kamu yapıları ve ticari yapılar bulunmaktadır. Kurşunlu Camii ve Külliyesi, Çoban Mustafa Paşa tarafından 1525'de bir külliye halinde yapılmıştır. Akoğlan Camii, Müftü Camii, Tiryakizade Hasan Paşa Camii, Sivrioğlu Camii, Şeyh Şehabettin Türbesi, dini yapıların en önemlileridir. Kamu yapılarının başında Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi üslup ve yapısal özellikleri taşıyan Atatürk Lisesi, Cumhuriyet Tarihi Müzesi (eski Askerlik Şubesi) ve Mal Hatun İlkokulu gelmektedir. Odunpazarı Semti, "Odunpazarı Tarihi ve Kentsel Sit Alanı" olarak tescil edilerek korunmaya alınmıştır.

Odunpazarı konutları genelde iki tip olarak yapılanmıştır. İlk tip konutların girişleri sokaktan, bahçeleri arkadadır. İkinci tip konutlar ise bahçeler önde, konutlar bahçe içinde olacak şekilde; 1, 2, veya 3 katlı olarak yapılmışlardır. Konutlar genelde bir sofa ve etrafındaki odalardan oluşmaktadır. Çok katlı konutlarda zemin kat, mutfak, depo gibi servis hizmetlerine ayrılmış olup, yaşam üst katta sürmektedir. Konutların ön cephelerindeki iki tarafa pencereli köşe odası, daha büyük ve önemlidir.

Odalarda, genelde pencerelerin önünde oturma sedirleri vardır. En az bir duvar, ahşap işçiliğinin en güzel örneklerini veren dolaplardan oluşmaktadır. Ayrıca, duvarlarda günlük kullanım eşyaları için raf ve nişler vardır. Katlar arasındaki hareketliliği sağlayan sofa, aynı zamanda konutların en büyük mekanıdır. Misafirlerin ağırlanması için, selamlık denilen bir mekan bulunur. Konutlar harem ve selamlık kısımları ile çift bir evi andırmaktadır.



Geniş saçakları, kapıları, pencereleri, konsolları, tavanları, dolapları ve diğer ahşap işlerinde büyük bir ustalık ve zevk örneği gösteren konutlarda, kalem işçiliği ve oyma sanatının en güzel örnekleri görülebilir. Konutlarda yapı malzemeleri olarak ahşap, kerpiç ve moloz taş kullanılmıştır. Çatı örtüsü genelde oluklu kiremittir.
<------- Kırçiçeği Kullanıcısının İmzası-------->


[CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]DÜNYADA HİÇ KİMSEYE GÜVENME; ÇÜNKÜ BEYAZ GÜLÜN GÖLGESİ BİLE KARADIR!...[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER]





[CENTER][IMG]http://img225.imageshack.us/img225/5465/002eq6.jpg[/IMG][/CENTER]
[SIZE=5][COLOR=indigo][FONT=Lucida Sans Unicode]Ey [FONT=Comic Sans MS]Rabbim! Bilerek veya bilmeyerek işlediğim günahlarımı mağfiret et! Senden işimde rüşde hidayet etmeni istiyor, nefsimin kötülüklerinden sana sığınıyorum... 24da7[/FONT][/FONT][/COLOR][/SIZE]
Kırçiçeği isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Kırçiçeği Kullanıcısına;
Bu Mesajı için
Teşekkür Eden Üyeler:
Mahmut (03-21-2009)
Alt 03-20-2009, 23:57   #7
ahüzar
Moderator
 
ahüzar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 224

Ettiği Teşekkürler: 130
103 Mesajı 146 Teşekkür Aldı

Gösterdiği Tepkiler: 0
0 Mesajı 0 Tepki Aldı
Standart

Alıntı:
Fatma´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster








Muazzam... sanat bu olmalı.. malatyayı da görmek isteriz fatma
ahüzar isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
ahüzar Kullanıcısına;
Bu Mesajı için
Teşekkür Eden Üyeler:
Mahmut (03-21-2009)
Alt 03-22-2009, 15:14   #8
Kırçiçeği
Onursal Üye
 
Kırçiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: ESKİŞEHİR
Mesajlar: 1.081

Ettiği Teşekkürler: 675
354 Mesajı 509 Teşekkür Aldı

Gösterdiği Tepkiler: 7
4 Mesajı 4 Tepki Aldı
Standart

Tabi Ne Demek En Kısa Zamanda Sıra Malatyada
<------- Kırçiçeği Kullanıcısının İmzası-------->


[CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]DÜNYADA HİÇ KİMSEYE GÜVENME; ÇÜNKÜ BEYAZ GÜLÜN GÖLGESİ BİLE KARADIR!...[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER]





[CENTER][IMG]http://img225.imageshack.us/img225/5465/002eq6.jpg[/IMG][/CENTER]
[SIZE=5][COLOR=indigo][FONT=Lucida Sans Unicode]Ey [FONT=Comic Sans MS]Rabbim! Bilerek veya bilmeyerek işlediğim günahlarımı mağfiret et! Senden işimde rüşde hidayet etmeni istiyor, nefsimin kötülüklerinden sana sığınıyorum... 24da7[/FONT][/FONT][/COLOR][/SIZE]
Kırçiçeği isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-22-2009, 15:48   #9
Kırçiçeği
Onursal Üye
 
Kırçiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: ESKİŞEHİR
Mesajlar: 1.081

Ettiği Teşekkürler: 675
354 Mesajı 509 Teşekkür Aldı

Gösterdiği Tepkiler: 7
4 Mesajı 4 Tepki Aldı
Standart malatya:)





MALATYA
Malatya, kuruluş ve isim itibariyle başlangıçtan zamanımıza kadar büyük bir değişikliğe uğramadan gelen Anadolu şehirlerinden birisidir. Kültepe vesikalarında "Melita" şeklinde görülen Malatya'dan Hitit vesikalarında "Maldia" olarak bahsedilmektedir. Asur lmparatorluk devri vesikalarında ise Meliddu, Melide, Melid, Milid, Milidia olarak geçmektedir. Urartu kaynaklarında ise Melitea denilmektedir. Malatya kelimesinin Hititçe "bal" anlamana gelen "Melid"den türediği anlaşılmaktadır. Hitit hiyeroglif kitabelerinde Malatya şehri, bir öküz başı ve ayağı ile ifade edilmektedir.

Eski çağ coğrafyacılarından Strabon (M.Ö. 58- M.S. 21) Malatya'yı sürekli "Melitene" adı ile zikretmiştir. Kesin olarak yerini vermediği geniş bir alan içerisinde "Kataonia" ile Fırat Nehri arasında Kommagene sınırında Kapadokya Krallığı'nın (M.Ö. 280-212) on Valiliğinden birisi olarak gösterir. Ona göre Melitene, Sophene (takriben bugünkü Elazığ ile Fırat Nehri arasındaki bölgeyi ifade eder) nin karşısında kurulmuş bir eyalet olduğu kadar kentleri bulunmayan bir bölgenin adıdır. Strabon'a göre bu yöre; zeytin-üzüm ve meyva ağaçlarıy1a bezenmiş, Kapadokya'da bir benzeri bulunmayan tek yerdir.

Pline'ye dayanarak Malatya'nın Asur kraliçesi Semiramis tarafından "Meliten" adıyla kurulduğunu kayıt eder. Bu bilgi, daha sonraki çalışmalarda aynen doğrulanmıştır.

Gelişen Maldia-Melite ne (Malatya), Kalkomik çağdan beri iskan görmüş ve bugünkü Aslantapede 27 kültür katı bırakmıştır. Buradan 4 km. kuzeyde yer alan Battalgazi'ye M.S. 79-81 yıllarında Roma kralı Titus zamanında lejyon karargah olarak taşınmıştır. Yine şehre bu dönemde de Melitene adı verilmiştir. Artık bundan böyle bir şehir adı olarak bu isim kullanılmaya başlanacaktır. Roma şehir surları bu dönemde yapılmaya başlamıştır. Burası Roma devrinde, Hudutlarının korunması, coğrafi konumu ve jeopolitik önemi dikkate alınarak mühim bir merkez olarak muhafaza edilmekteydi. Bizans döneminde de bu değerini siyasi iktisadi bakımdan da korumuştur.

Bizans-Arap mücadelesi sonucunda şehir" İslam hakimiyetine geçmiştir. (M.S. 659) Bizans kaynaklarında da Melitene şeklinde kullanılan Malatya şehir adı, Araplar tarafından, kadim şekline yakın bir imla ile "Malatiyye" adıyla anılmaya başlanacaktır. Araplar, "Sugür EI-Cezeriye "nin merkezi haline getirdikleri bu şehri aynı zamanda bölgenin en büyük ve mamur bir beldesi yapmışlardır. Abbaslerden Harun Reşit döneminde (M.S. 786-809) "EI-Avasım" adıyla oluşturulan müstakil bir idari bölgenin merkezi olma hüviyetini kazanır. Böylece Malatya, 1stanbul'a kadar uzanan Rum kazalarının hareket üssü olma özelliğini de taşır. Bu merkezin bir diğer özelliği ise Tarsus, Adana, Maraş şehirleri gibi Horasan'dan nakledilen Türkler'in önemli bir yerleşim yeri durumuna gelmiş olmasıdır. Malatya'ya çok eski zamanlardan beri çeşitli sebeplere bağlı olarak Türk yerleşiminin olduğu bilmekteyiz. Bu bölgede Türk varlığı, Arap - Bizans mücadeleleri sırasında ortaya çıkmıştır. Türkler, bu güzel ve önemli beldenin adını değiştirmeyerek Araplardan aldıkları Malatya şekliyle günümüze taşımışlardır. 11. yüzyıl başlarından itibaren Anadolu bir Türk yurdu haline gelmeye başlamıştır. Bu bölge de Türk-Bizans mücadelelerinin odaklaştığı şehirlerden biri olmuştur. 1056-1101 yılları arasında birkaç defa el değiştirmiştir. 1101 yılında Danişmenli Melik Muhammed Gazi'nin hakimiyetine geçen Malatya, bir daha kayıp edilmemek üzere Türk Beldesi haline getirilmiştir. Selçuklular döneminde "Vilayet-i Malatya" olarak anılan şehir, bir üstünlük ve asalet ifadesi olarak "Daru'r-Rifa" (Saadet, mutluluk yeri) olarak anılmıştır.

Memlüklü devleti kaynaklarında, DulkadirIiler ve diğer Türkmenlerle meskun olan Malatya ve havalisi için "İklim AI-Ozaria (Üzeyir Ülkesi) lakabı kullanılmıştır.

Osmanlılar döneminde aynı adla anılan şehirde , daha önce belirtildiği gibi, 1838 yılında Osmanlı ordusu ikamet ederek kışlamıştır. Yöre insanı Aspuzu bağları olarak bilinen yazlığa göç etmiş, orada yerleşerek bugünkü şehir oluşmuştur. Malatya, günümüze modern bir yapılanma ile gelirken asıl tarih çekirdeğini oluşturan Battalgazi (Eski Malatya), yöre insanının deyimi ile "Aşağı Şeher”, bugün turistik bir ilçe olarak varlığını sürdürmektedir. Bu bilgiler ışığında Malatya, isim olarak fazla bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiştir.


battalgazi


kozluk-kayaarası


göldağı


malatya kebabı







VEEE KAYISII




HAVA ATMAK GİBİ OLMASIN DA BEN YEDİM ÇOOK GÜZZELL
<------- Kırçiçeği Kullanıcısının İmzası-------->


[CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]DÜNYADA HİÇ KİMSEYE GÜVENME; ÇÜNKÜ BEYAZ GÜLÜN GÖLGESİ BİLE KARADIR!...[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER]





[CENTER][IMG]http://img225.imageshack.us/img225/5465/002eq6.jpg[/IMG][/CENTER]
[SIZE=5][COLOR=indigo][FONT=Lucida Sans Unicode]Ey [FONT=Comic Sans MS]Rabbim! Bilerek veya bilmeyerek işlediğim günahlarımı mağfiret et! Senden işimde rüşde hidayet etmeni istiyor, nefsimin kötülüklerinden sana sığınıyorum... 24da7[/FONT][/FONT][/COLOR][/SIZE]
Kırçiçeği isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Kırçiçeği Kullanıcısına;
Bu Mesajı için
Teşekkür Eden Üyeler:
Mahmut (03-22-2009)
Alt 03-22-2009, 15:57   #10
Kırçiçeği
Onursal Üye
 
Kırçiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: ESKİŞEHİR
Mesajlar: 1.081

Ettiği Teşekkürler: 675
354 Mesajı 509 Teşekkür Aldı

Gösterdiği Tepkiler: 7
4 Mesajı 4 Tepki Aldı
Standart

galiba malatyaya biraz fazla yer verdik
<------- Kırçiçeği Kullanıcısının İmzası-------->


[CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]DÜNYADA HİÇ KİMSEYE GÜVENME; ÇÜNKÜ BEYAZ GÜLÜN GÖLGESİ BİLE KARADIR!...[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER]





[CENTER][IMG]http://img225.imageshack.us/img225/5465/002eq6.jpg[/IMG][/CENTER]
[SIZE=5][COLOR=indigo][FONT=Lucida Sans Unicode]Ey [FONT=Comic Sans MS]Rabbim! Bilerek veya bilmeyerek işlediğim günahlarımı mağfiret et! Senden işimde rüşde hidayet etmeni istiyor, nefsimin kötülüklerinden sana sığınıyorum... 24da7[/FONT][/FONT][/COLOR][/SIZE]
Kırçiçeği isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

EkleBunu RSS Ekle Butonu

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:22 .

  Reklam Alanı Destek Olmak için Lütfen Reklamlara Tıklayın  
..Reklam..
En Ba?a Dön
Alfa Bilgisayar Elektronik Servisler Platformu