Nuruahlal'a Hoş geldiniz.. Dost Kapımızdan Sizde Girin İçeri... Allah'ım Gönlümüzde Olanı Hakkımızda Hayırlı Eyle, Hakkımızda Hayırlı Olanı Gönlümüze Razı Eyle Amin.. Nuruahlal'a Hoş geldiniz

Go Back   NURUAHLAL > Huzur Köşesi > Dini bilgiler
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Dini bilgiler Muhtelif dini bilgiler buraya

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 27 Ekim 2011, 11:09   #1
Talebe
 
YAKAZA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19 Şubat 2011
Mesajlar: 1.422

Ettiği Teşekkürler: 307
982 Mesajı 2.150 Teşekkür Aldı
Thumbs up Görgü kuralları

İnsan, hayata gözlerini açıp kapama süresi içinde yüzlerce çeşit davranışta bulunur:Güler, ağlar, konuşur, susar, yürür, oturur, uyur, uyanır... Konuşma dili yanında bir de "hayat dili"nden söz edilebilir. Her kelime nasıl bir mana ile yüklü ise, her davranış da bir mana ifade eder. Manasız davranışların bile, dışardan bakan için bir manası vardır. Sadece "gülme" olayındaki nüansları düşünün. Tebessüm var, kıkırdama var, kahkaha var, bıyık altından gülme var, dudak bükme ile karışık gülme var, sırıtma var... Ağlamak da öyle... Ne gülmenin bir türünü diğeri yerine, ne de gülmeyi ağlama yerine seçebilirsiniz.

Davranışlar içindeki şuur yoğunluğu her zaman aynı değildir. Kimi davranışlar vardır ki, onları seçeriz. Bunlar şuur yüklüdür, iradîdir. Kimileri vardır ki insiyakîdir. Şuur yoğunluğu azdır. O kadar hayatımıza mal olmuşlardır ki, bunları kendiliğimizden uygularız. Adeta hayatın akışıdır. Ancak kesinti halinde fark edilirler. Kimileri refleks {üründedir, însiyakî hareketlerden daha çok kişiliğimize girmiş, adeta bir içgüdü haline, gelmişlerdir. Yaparken belki şuur zorlaması söz konuşu değildir, ancak aksama halinde irade dışı bir tepki ortaya konur.


İnanç bütünlüğünü koruyan toplumlarda, davranışlarda da bir bütünlük görülür, insan gerek kendi içinde, gerekse ikili ilişkilerde tutarlıdır. Davranışının anlamını bilir ve bunun başkaları tarafından da aynı şekilde algılanacağını düşünür, insanlar, birbirine aynadır.
Davranışlar, bir bütün olarak insan şahsiyetini yansıtırlar.

Her davranışın bir arka planı vardır. Onu şekillendiren bir inanç motifidir. Şuurlu olsun, insiyaki olsun, refleks türünde olsun, her davranışın özünde bir inanç saklıdır.

İnanç bütünlüğü kaybolmuş toplumlarda ise, bir "davranış anarşisi'nden söz edilebilir. Hayatın ortak dili adeta kaybolmuştur. İnsanlar, bir "Babil Kulesi" hercümerci içindedir. Birinin davranışı diğerine anlamsız, öbürüne kaba, bir başkasına ise "güzel" görünebilir, insan kişiliği kendi içinde parçalanmış, dışarıya karşı da uyumsuzdur. Herkes birbirine karşı uyumsuzdur.

Bu durumda, özellikle hakim kültür sistemi tarafından dışlanmış inanç değerleri ve onların yönlendirdiği davranış biçimleri horlanır, mahkum edilmeye çalışılır. İnsan, kendi inanç değerleri ile, hakim kültür sisteminin davranış kuralları arasında seçim yapmaya zorlanır. Seçimini yapamayan, sürekli bir çelişki içinde yaşar. Bu toplumlarda, insiyakî davranışlar bile seçilmiş davranış sırasına geçerler. Kendiliğindenlik adeta kaybolur, bugün böyle bir ortamda Hakim kültür sistemi, Batılı bir yaşayış modelini örnek aldığı için, İslam'ın davranış modellerini belirleyen ve genel bir ifade ile "görgü kuralları" diyebileceğimiz sünnetleri, mubahları, müstehabları, mendupları bile "seçilmiş davranış" haline gelmişlerdir, inanç değerlerinize yabancı bir kültür vasatında, yemenizi, içmenizi, tokalaşmanızı, selamlaşmanızı, düğününüzü, bayramınızı, doğumunuzu, ölümünüzü kendi ölçüleriniz içinde anlamlandırmamız gerekecektir.

Kendinizi bir yoklayınız. Acaba, kaç değer yargısı öldü veya can çekişiyor. Bunların bir dökümünü yapınız. Ve bir uçtan diriltmeye başlayınız. Kendinizi yeniden inşa ediniz. Bizim burada "Görgü kuralları" adıyla sunacaklarımız, sizin inşa hareketinize küçük bir katkı olacaktır. (İNŞALLAH)


altinoluk.com
__________________
Madem ben de bu vatanın bir evlâdıyım, bu vatanın saadetine hizmet etmek benim için farzdır. ” (105)

emirdağ lahikası





BEDİÜZZAMAN
YAKAZA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
YAKAZA Kullanıcısına;
Bu Mesajı için
Teşekkür Eden Üyeler:
acizkul (28 Ekim 2011)
Alt 27 Ekim 2011, 11:10   #2
Talebe
 
YAKAZA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19 Şubat 2011
Mesajlar: 1.422

Ettiği Teşekkürler: 307
982 Mesajı 2.150 Teşekkür Aldı
Standart Davete icabet

(Buharî)deki hadis-i şerifte, (Davete icabet etmiyen, Allah ve Resulüne isyan etmiştir.) buyuruluyor. Âlimler bu hadis-i şerifi açıklamış, her çeşit davete icabet etmenin vacip değil, sünnet olduğunu bildirmişlerdir. (Menahic-ül-ibad)

Düğün yemeğine çağırılınca gitmek de sünnettir. Bazı âlimler vacip demişlerdir.

Yalnız, günah işlenmiyorsa gitmek sünnettir. Şartlardan biri noksan olan ziyafete gitmek sünnet değildir.

Mesela, yemek riya ve şöhret için değilse, helal maldan hazırlanmışsa, içki, çalgı ve benzeri günah olan şeyler yoksa, zengin-fakır ayrımı yapılmadan herkes davet edilmişse, böyle davete, sünnet olduğunu düşünerek gitmeli, karın doyurmayı ve başka şeyleri düşünmemelidir.

Süfyan-ı Sevri hazretleri buyuruyor ki:

(Allah rızası için niyet etmeden yemeğe davet edene, bir günah yazılır. Böyle niyet etmeden gidene de, iki günah yazılır)
__________________
Madem ben de bu vatanın bir evlâdıyım, bu vatanın saadetine hizmet etmek benim için farzdır. ” (105)

emirdağ lahikası





BEDİÜZZAMAN
YAKAZA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
YAKAZA Kullanıcısına;
Bu Mesajı için
Teşekkür Eden Üyeler:
acizkul (28 Ekim 2011)
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Osmanlıca dil kuralları Necmi Osmanlıca 0 25 Ağustos 2010 19:10


sinan525 saat..


vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd
“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” Hz. Muhammed (S.A.V)
NuruAhlal.com